
Göçebe bir deneyim kulübü olan Third Space ile Akdeniz’in en özgün kültür ve sanat noktalarından biri olan Casa dell’Arte, sanat, koleksiyonerlik ve gastronomiyi aynı masa etrafında buluşturan yeni buluşma serisi The Mediterranean Intellectual Salon’un ilk etkinliğini Bodrum'da gerçekleştirdi. 16 Temmuz akşamı sınırlı katılımla ve oldukça yoğun bir ilgiyle gerçekleşen bu özel deneyim, sanatı yalnızca izlenen bir öğe olmaktan çıkararak üzerine düşünülen, konuşulan ve paylaşılan ortak bir sofra deneyimine dönüştürdü.
Casa dell’Arte’nin kurucusu ve koleksiyoneri Ahu Serter ev sahipliğinde gerçekleşen gecede davetliler, ilk olarak yaşayan bir sanat müzesi niteliğindeki mekânın özel koleksiyonunu yakından keşfetme fırsatı buldu. Konuklar, keşif turunun ardından kapılarını aynı gün açan genç sanatçı İlhak Altıparmak’ın son dönem tekstil, kâğıt ve video yerleştirmelerinden oluşan yeni kişisel sergisi “Bir İhtimalin Israrı”nı, sanatçının kendi rehberliğinde gezme fırsatı buldu.
Sofrada "Wealth to Legacy" Sohbeti ve Gastronomik Uyum
Sanatçının yapıtlarının tam ortasında kurulan ortak sofrada, konuklar "Servet biriktirir, miras dokur" fikrinden yola çıkarak "From Wealth to Legacy: İnsanlar Geriye Ne Bırakır?" sorusunu derinleştirdiler. Gecenin moderasyonunu üstlenen Kavaklıdere Şarapları’nın 4. nesil yöneticisi ve Third Space’in kurucusu Cevza Başman’ın soruları eşliğinde; kökenler, servetle yaşamak, değerlerin sonraki nesillere aktarımı ve nihayetinde 'geriye kalan' kavramları masaya yatırıldı.
Bu düşünsel yolculuğa özenle hazırlanan gurme bir menü ve Anadolu topraklarının mirası niteliğinde üzümler eşlik etti. Yetiştikleri coğrafyaların onlara kattığı değerleri dinlemek ve deneyimlemek misafirler tarafından büyük beğeni topladı.
"Biz, insanlara kendilerini ait hissettikleri, aynı zamanda samimi ve keyifli anlar yaşatmayı hedefledik. İşte tam da 'üçüncü alanlar' sunmaktan yola çıkarak Third Space’i kurduk, farklı deneyimler yaşatmak ve güzel anılar biriktirmelerini sağlamak bizim için çok değerli. Casa dell’Arte’nin köklü sanat mirasıyla bir araya gelerek bu kez soframızı sanat eserleri arasında kurduk. Sanatı, hayatın kendisini ve geriye ne bırakacağımızı masanın etrafında ortak bir sohbete dönüştürmekten ve bu göçebe ruhla yeni bir anısal miras üretmekten büyük heyecan duyduk."
— CEVZA BASMAN, THIRD SPACE KURUCUSU
"Casa dell’Arte benim için hiçbir zaman sadece konaklanacak bir yer olmadı. Burası; sanatın, düşüncenin, dostlukların ve sıra dışı hikâyelerin birbirine bağlandığı yaşayan bir kültür evi. Bir yanda ailemizin onlarca yıldır büyük bir sevgiyle oluşturduğu sanat koleksiyonu ve kültürel mirası; diğer yanda bu mirası yalnızca korumayı değil, yeni sanatçılarla, yeni fikirlerle ve yeni kuşaklarla birlikte yeniden üretmeyi hedefleyen bir gelecek vizyonu var. Mirasın en güzel hâli, onu cam fanusların içine koyup saklamak değil; yaşamaya, dönüşmeye ve yeni anlamlar kazanmaya devam etmesini sağlamaktır. İlhak’ın eserlerinin Casa dell’Arte koleksiyonuna katılması da bu yolculuğun çok anlamlı bir parçası oldu. Çünkü onun işleri bize yalnızca bakmayı değil; sevgiyi, anlamı, sessizliği ve insanlar arasındaki görünmez bağları yeniden düşünmeyi hatırlatıyor. O akşam aynı sofrada bir araya gelerek sanatın etrafında düşünmek, farklı hayatları ve fikirleri buluşturmak bana bir kez daha şunu gösterdi: Gerçek koleksiyonlar duvarlarda değil, insanların zihninde ve birbirleriyle kurdukları bağlarda yaşamaya devam ediyor.”
— AHU SERTER, CASA DELL’ARTE KURUCUSU VE KOLEKSİYONER
"Bir İhtimalin Israrı" Sergisi ile Bir Arada Kalmanın İmkânı
Sanatçı İlhak Altıparmak’ın tekstil, kâğıt ve video yerleştirmelerini bir araya getiren yapıtları, farklı medyumların, farklı kavramsal katmanların ve birbirinden ayrışan söylemlerin aynı mekânda yan yana var olabilme ihtimalini araştırıyor. Geleneksel “birliktelik vaatleri” ile açık uçlu “ihtimal ve yakınlık” kavramlarını buluşturan sergi, farklılıkların tıpkı yaşamın kendisinde olduğu gibi yeni anlamlar ve yeni birliktelik biçimleri üretebildiğini görünür kılıyor. Dört buçuk metrelik ehram kumaşına nakşedilmiş yerel kadın ninnilerinden, bakım ile müdahale arasındaki ince gerilimi sorgulayan video yerleştirmelerine uzanan bu seçki, farklı ifade biçimleri arasında kurduğu diyaloğu ortak sofraya da taşıyarak, birlikte düşünmenin ve çoğul bir birlikteliğin imkânında ısrar ediyor.
Gecenin sonunda tüm katılımcılar, etkinlik başında kendilerine takdim edilen ve üzerinde İlhak'ın eserlerinden detay fotoğrafları bulunan özel kartlara, kendilerinden sonra geriye ne bırakmak istediklerini veya ailelerinden kalan paha biçilemez mirasları kendi el yazılarıyla not ettiler. Büyük ilgi gören bu özel iş birliği, ilerleyen dönemlerde serinin devam buluşmalarıyla yeni temaları ağırlamaya devam edecek.
