Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

İstanbul Kapalı
İstanbul hava durumu
18 °

İstanbul’un Kalabalığında Bir Sığınak:Tarabya Vilayetler Evi

esra1

(Esra Hasnalçacı yazıyor...)

İstanbul’a iş toplantısı, fuar, zirve veya çeşitli iş programları nedeniyle her gittiğimde, konaklama konusunda kendimi şanslı hissettiğim özel bir adres vardır: Tarabya Vilayetler Evi.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde, özellikle büyük merkezlerde Vilayetler Evi’nin sunduğu konaklama anlayışını bilen biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Buralar yalnızca konaklama yapılan yerler değildir. İnsan kendisini bir otel müşterisi gibi değil, misafir gibi hisseder. Aradaki fark da tam olarak burada başlar.

Ancak Tarabya Vilayetler Evi’nin benim için ayrı bir yeri var.

Çünkü İstanbul başka bir şehirdir.

İstanbul’a Anadolu’dan gelen bir insan için iş yoğunluğu, toplantılar, trafik, kalabalık, zamanla yarışmak ve günün temposu bazen başlı başına bir yorgunluk sebebidir. Gün içerisinde onlarca insanla görüşür, bir toplantıdan diğerine yetişir, şehrin trafiğinde saatler geçirirsiniz. Akşam olduğunda ise insanın aradığı artık sadece bir oda değildir.

İnsan biraz nefes almak ister.

İşte Tarabya Vilayetler Evi tam da bu noktada farklılaşır.

Günün sonunda o kapıdan içeri girdiğinizde İstanbul’un gürültüsü sanki biraz geride kalır. Hele denize karşı bir odada veya ortak yaşam alanlarında birkaç dakika durup Boğaz’ın sakinliğine baktığınızda, günün bütün telaşının yavaş yavaş üzerinizden çekildiğini hissedersiniz.

Çarşaf gibi uzanan denizin üzerinde İstanbul’un ışıklarıyla baş başa kalmak, insana yalnızca güzel bir manzara sunmaz; zihnini de dinlendirir.
Bazen bir şehrin en büyük lüksü, sessizliğidir.

Tarabya’da benim için bu sessizlik, İstanbul’un tam ortasında yakalanmış özel bir huzur alanıdır.

Fakat Vilayetler Evi’ni değerli kılan yalnızca konumu, manzarası veya fiziksel şartları değildir. Bence asıl kıymet, insana kendisini evinde hissettiren o samimi atmosferdedir.

Personelin güler yüzü, yaklaşımı, misafire karşı gösterdiği ilgi ve sahiplenme duygusu, konaklamayı sıradan bir hizmet ilişkisinin dışına taşır.

Çünkü konaklama sektöründe hizmet önemlidir; fakat insanın gönlüne dokunan şey çoğu zaman hizmetin nasıl verildiğidir.

Bir tebessüm…
Bir “Hoş geldiniz”…
İhtiyacınız olduğunda gösterilen küçük bir ilgi…
Kendinizi yabancı hissetmemeniz için ortaya konan samimi bir yaklaşım…

Bunların maddi bir karşılığı ölçülemese de bir kurumun itibarı açısından çok büyük bir değeri vardır.

Ben Tarabya Vilayetler Evi’nde bunu hissediyorum.

Anadolu’dan İstanbul’a gelen bir iş insanı olarak günün sonunda oraya döndüğümde, kendimi yalnızca bir tesiste konaklayan misafir gibi değil, kapısı açılan bir evin misafiri gibi hissediyorum.

Türkiye’nin farklı noktalarında bulunan Vilayetler Evleri’nin aile ortamını, güven duygusunu ve konforunu önemli buluyorum. Bu anlayışın, kamuya ait bir konaklama tesisinin çok daha ötesinde bir anlam taşıdığı kanaatindeyim.
Çünkü şehirler büyüyor, hayat hızlanıyor, iş dünyası sürekli hareket ediyor.

Toplantılar, fuarlar, zirveler, seyahatler ve programlar birbirini takip ediyor.

Böyle bir hayatın içerisinde insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de kendisini güvende ve huzurlu hissedebileceği bir ortam.
İşte Vilayetler Evleri bu açıdan çok kıymetli bir misyon üstleniyor.

Tarabya Vilayetler Evi ise bu misyonu İstanbul’un eşsiz atmosferiyle buluşturan özel bir adres olarak hafızamda yer ediyor.
Bana göre bir konaklama yerini özel yapan yalnızca kaç yıldızlı olduğu, kaç odasının bulunduğu ya da hangi imkânlara sahip olduğu değildir.

Asıl mesele, insanda nasıl bir duygu bıraktığıdır.

Sabah ayrılırken “Yine geleceğim” dedirtiyorsa…
Akşam döndüğünüzde “İyi ki buradayım” hissini veriyorsa…
İstanbul’un karmaşasından sonra size birkaç saatliğine de olsa huzur verebiliyorsa…
Orası sizin için artık yalnızca bir konaklama adresi değildir.

Bir alışkanlıktır.
Bir güven noktasıdır.
Hatta zamanla bir dost mekânına dönüşür.
Benim için Tarabya Vilayetler Evi biraz da böyle.

İstanbul’a her gelişimde şehrin temposuna karışıyorum. İşimin, toplantılarımın ve programlarımın peşinden koşuyorum. Fakat günün sonunda Tarabya’ya döndüğümde, İstanbul’un başka bir yüzüyle karşılaşıyorum.

Daha sakin…
Daha dingin…
Daha insani…

Denizin üzerinde uzanan o eşsiz manzara, günün yorgunluğunu sessizce alıp götürüyor.

Ve insan bir kez daha anlıyor:

Bazen iyi bir konaklama, yalnızca iyi bir yatak ve güzel bir oda değildir. Bazen iyi bir konaklama, insanın ruhuna iyi gelen bir duraktır.

Tarabya Vilayetler Evi benim için tam olarak böyle bir durak.

Anadolu’dan İstanbul’a iş için gelenlerin, şehrin yoğunluğu içerisinde kendilerine ait küçük bir nefes alanı arayanların, güveni, samimiyeti ve aile sıcaklığını önemseyenlerin kıymetini daha iyi anlayabileceği bir yer.

Bu nedenle Tarabya Vilayetler Evi’nden söz ederken yalnızca bir konaklama tesisinden söz etmiyorum.

İstanbul’un kalabalığında huzuru, iş hayatının yoğunluğu içinde samimiyeti ve uzak bir şehirde ev sıcaklığını bulduğum özel bir adresten söz ediyorum.

Ve belki de bu yüzden İstanbul’a her gelişimde yolum yeniden Tarabya’ya düşüyor.

Çünkü bazı mekânlar yalnızca sizi ağırlamaz.

Size iyi gelir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?