Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
16 °

Üretim kapasitesi ve gıda güvenliği odakta

39ece179-641b-41a5-bd93-1999041418d9

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, Resmî Gazete'de yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nı tarım ve gıda sektörü açısından değerlendirdi. Kopuz, programda planlı üretime, tarımsal desteklere, sulama yatırımlarına ve gıda arz güvenliğine verilen önemin altını çizerek, “Program tarım ve gıdanın stratejik önemini açık biçimde gösteriyor. Özellikle gıda enflasyonuyla mücadelede kalıcı başarı sağlamanın yolu, üretim kapasitemizi güçlendirmekten, verimliliği artırmaktan ve üreticimizin sürdürülebilirliğini güvence altına almaktan geçiyor” dedi.

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nın tarım ve gıda sektörünün stratejik önemini ortaya koyduğunu belirten Başkan Ali Kopuz, şu değerlendirmede bulundu:

“Dünyada jeopolitik risklerin, iklim değişikliğinin ve üretim maliyetlerindeki dalgalanmaların tarım ve gıda sektörü üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz. Bu gelişmeler, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda millî güvenliğimizin ve toplumsal refahımızın temel unsurlarından biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu bakımdan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda tarımsal üretimin güçlendirilmesine, gıda arz güvenliğine ve sürdürülebilirliğe yönelik hedeflerin yer almasını önemli buluyoruz.”

“ÜRETİMDEKİ TOPARLANMA GIDA FİYATLARINA DA YANSIMALI”

Programda gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekildiğini hatırlatan Kopuz, tarımsal üretimdeki toparlanmanın önemine değinerek şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don ve olumsuz iklim koşullarının ardından bu yıl tarımsal üretimde önemli bir toparlanma görüyoruz. 2026 yılı bitkisel üretim tahminlerine göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 17,3, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise yüzde 60,8 oranında üretim artışı bekleniyor. Bu gelişme, tarım sektörümüzün üretim kapasitesini ve karşılaştığı zorlukların üstesinden gelebilme kabiliyetini ortaya koyuyor.

Öte yandan üretimdeki artışın hem üreticimizin gelirine hem de tüketicimizin ödediği fiyatlara olumlu yansıması gerekiyor. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi gıda fiyatları kontrol altına alınmadan enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlamak kolay değildir. Bu nedenle üretim planlamasının güçlendirilmesi, girdi maliyetlerinin kontrol altında tutulması ve tedarik zincirindeki verimsizliklerin giderilmesi büyük önem taşıyor.”

“TARIMSAL DESTEKLERİN ÜRETİME DÖNÜŞMESİ ÖNEMLİ”

2027 yılı için tarımsal destekleme bütçesinin 235 milyar liraya yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirten Kopuz, desteklerin etkinliğine dikkat çekti:

“2027 yılında tarımsal destekler için 235 milyar lira kaynak öngörülmesini, üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli buluyoruz. Bununla birlikte desteklerin miktarı kadar, doğru alanlara yönlendirilmesi ve üreticiye zamanında ulaştırılması da belirleyicidir. Destekleme politikalarının planlı üretim modeliyle uyumlu yürütülmesi, stratejik ürünlerde arz güvenliğini güçlendirecek ve çiftçimizin üretime devam etmesini teşvik edecektir. Üreticimizin emeğinin karşılığını aldığı, işletmelerimizin rekabet gücünü koruduğu bir tarımsal üretim yapısı oluşturmak zorundayız. Daha önce de vurguladığımız gibi desteklerin araziden ziyade ürüne verilmesinin, hem üretimin artmasına hem de sağlıklı istatistiklerin oluşmasına katkısı olacağına inanıyoruz.”

“SUYU VERİMLİ KULLANMADAN TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SAĞLANAMAZ”

İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki risklerinin giderek arttığını belirten Kopuz, programdaki sulama ve arazi toplulaştırma hedeflerini de değerlendirdi:

“Tarımda verimliliğin artırılması kadar mevcut kaynaklarımızın korunması da hayati önemdedir. Özellikle su kaynaklarımızı daha etkin kullanmak mecburiyetindeyiz. Programda modern sulama sistemlerine, arazi toplulaştırmasına ve tarımsal altyapı yatırımlarına verilen önem bu açıdan değerlidir. Önümüzdeki dönemde suyu daha az tüketen, teknoloji kullanan ve birim alandan daha yüksek verim elde eden üretim modellerini yaygınlaştırmalıyız. Çünkü tarımda sürdürülebilirliği sağlamadan gıda arz güvenliğini kalıcı hâle getiremeyiz.”

“GIDA GÜVENİLİRLİĞİ VE TEDARİK ZİNCİRİ BİRLİKTE ELE ALINMALI”

Gıda güvenilirliği, depolama ve lojistik altyapısının geliştirilmesinin de programın önemli başlıkları arasında bulunduğunu ifade eden Kopuz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gıda sektöründe güçlü bir üretim altyapısı kadar, üretilen ürünlerin güvenilir koşullarda muhafaza edilmesi ve tüketiciye ulaştırılması da önemlidir. Lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması, soğuk zincirin güçlendirilmesi, ürün kayıplarının azaltılması ve ticarette kayıtlılığın artırılması, gıda piyasalarının daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacaktır.

Diğer taraftan gıda güvenilirliği konusunda denetim kapasitesinin geliştirilmesi, taklit ve tağşişle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, cezaların caydırıcılığının artırılması gerekiyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlarken kurallara uygun üretim yapan işletmelerimizin de haksız rekabete karşı korunması büyük önem taşıyor.”

“TARIMDA GÜÇLÜ OLAN ÜLKELER GELECEKTE DE GÜÇLÜ OLACAK”

Başkan Kopuz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu tarımsal potansiyel, üretim tecrübesi ve gelişmiş gıda sanayisiyle önemli avantajlara sahiptir. Bu potansiyeli daha etkin değerlendirmek, üretimde verimliliği artırmak ve katma değerli gıda ihracatımızı geliştirmek zorundayız. Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin 100 milyar doların üstünde olduğu inancımızı yineliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetiminde son çeyrek asırda büyük bir tarımsal üretim artışının gerçekleştirilmesi bu hedefi yakalayacağımızın göstergesidir.

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda yer alan hedeflerin kararlılıkla hayata geçirilmesinin, tarım ve gıda sektörümüzün gücünü artıracağına inanıyoruz. İstanbul Ticaret Borsası olarak üreticimizin, tüccarımızın ve sanayicimizin faaliyetlerini sürdürülebilir kılacak politikaları desteklemeye devam edeceğiz. Unutmamalıyız ki güçlü bir ekonomi, güçlü bir üretim altyapısıyla mümkündür. Tarımda güçlü olan ülkeler gelecekte de güçlü olacaktır.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?