
Küresel ve yerel büyüme beklentisi
Küresel temel metaller ve metal ürünleri sektörünün brüt üretimi 2025 yılında 9,6 trilyon dolara ulaşırken, Türkiye bu alandaki stratejik konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Hazırlanan yeni bir araştırmaya göre; Türkiye'nin 2024 yılında 36,9 milyon ton olan ham çelik üretiminin 2026'da 40,8 milyon tona çıkması bekleniyor. Ülkedeki temel metaller ve metal ürünleri sektörünün brüt üretiminin ise güçlü yatırım ivmesi ve coğrafi avantajların desteğiyle 2026 yılında yüzde 14,4'lük bir büyüme kaydederek 208 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor.
Risk yönetimi ve katma değer
Sektör, Türkiye imalat sanayisinin gayrisafi yurt içi hasılasına en büyük katkıyı sağlayan kollarından biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, küresel kotalar ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi zorlu süreçlerden geçen Türk metal üreticilerinin likidite akışını korumak için sağlanan finansal risk garantilerinin yüzde 25 oranında artırılarak 677 milyon euroya ulaştığını belirtiyor. Sektör içinde özellikle elektrifikasyon dalgasıyla büyüyen alüminyum ve bakır gibi demir dışı metaller, oldukça dirençli bir talep yapısı sergileyerek en hızlı büyüyen alt segment olarak öne çıkıyor.
İnşaat talebi ve küresel rekabet
Sektördeki sermaye harcamalarının istikrarlı bir şekilde artarak 2026 yılında 17,8 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu artışta; yurt içindeki güçlü inşaat sektörü talebi, ihracatçıların Avrupa'daki tedarik zinciri değişimlerinden pazar payı kazanarak faydalanması ve altın, bakır, bor madenciliğine yönelik yeni yatırımlar büyük rol oynuyor. Küresel pazarda Çin'in başı çektiği Asya-Pasifik bölgesi yüzde 60'lık payla hakimiyetini sürdürürken, Türkiye'nin orta vadede büyümesini sürdürerek dünyanın en büyük on çelik üreticisi arasındaki stratejik yerini koruması hedefleniyor.
