
Yazarımız Yağmur Köylü Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı ile sohbetini aktardı. İşte o yazı;
Türkiye'de İş Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak ile birlikte, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er ile oldukça verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Celal Bey kaleme aldığı yazısında, Başkan Er'in Malatya'ya kazandırdığı ivmeyi ve kentin "iki önemli avantajını" çok güzel özetledi. Ben de kendisinden ayrıca beni en çok etkileyen su konusuna da değinmesini istedim. O da bu konuyu kendi penceremden yazabileceğimi ileterek bana böyle bir fırsat verdi.
Bin Yıllık Kaynak Kaptaj ve Zorlu Sınav
Malatya deyince aklımıza ilk olarak şehrin doğal harikaları ve yerel meyveleri gelse de Malatya demek, bir bakıma suyu demek. Şehrin tarihi niteliklerinden biri olan Derme (Kaptaj) kaynağı, Beydağı'nın eteklerinden geliyor ve tam bin yıllık bir geçmişe sahip. Ayrıca yaklaşık 75 yıldır Malatya'nın içme suyu ihtiyacını tek başına karşılıyor. Ancak ne yazık ki Türkiye'nin en büyük felaketlerinden biri olarak nitelendirebileceğimiz Kahramanmaraş merkezli depremlerde bu tarihi kaynak hasar gördü. Sarsıntılarla birlikte Kaptaj’ın akışı durdu, su bulandı ve Malatyalılar o en zorlu günlerde, en temel ihtiyaçları olan sudan mahrum kalarak büyük bir sınav verdi.
"Şifalı" Suyun Eşsiz Değeri
Başkan Sami Er ile bu konuyu konuşurken, söz Kaptaj suyuna geldiğinde kendisinin de bu konuda oldukça hassas olduğu açıkça fark ediliyordu. Başkan, bu suyun sıradan bir içme suyu olmadığını, tadının diğer içme sularından farklılığını, doğallığını ve hatta yöre halkının ve tadanların deyişiyle "şifalı" olarak adlandırıldığını vurguladı.

Fırat Havzası'ndan Gelen Tarihi Müjde
Ancak deprem gerçeği, devasa bir şehrin içme suyu ihtiyacını tek bir kaynağa bağlamanın taşıdığı riskleri acı bir şekilde gösterdi. Başkan Er, Malatya'nın bir daha asla susuzluk kaderini yaşamaması için tarihi bir adım attıklarını müjdeledi. Şehrin içme suyu altyapısını güvence altına almak adına, Fırat Havzası'ndan Malatya'ya alternatif su getirecek çok büyük bir projenin hazırlıkları yapılıyor. Bu alternatif kaynak projesi hayata geçtiğinde Kaptaj'a herhangi bir zarar gelse bile, Fırat Havzası'ndan gelen su, Malatya'nın su ihtiyacını karşılayabilecek. Böylece şehir gelecekteki olası afetlere karşı daha dirençli bir hale gelecek; halk susuz kalmayacak.
Kaptaj Suyu Markalaşıyor Mu?
Sohbet sırasında su konusuyla ilgili ilgimi çeken bir başka konu ise Kaptaj suyunun geleceğine dair kurulan hayallerdi. Şifalı olarak anılan suyun potansiyelini bir adım daha öteye taşımak için bir vizyon oluşturan Başkan Er; şimdilik bir fikir, bir "proje" aşamasında olsa da Kaptaj'dan gelen suyu "ambalajlı su" markasına dönüştürme düşüncelerinden bahsetti. Umarız ki yakın bir gelecekte Malatya'nın şifalı suyunu, Malatya sınırlarını aşmış bir şekilde tüm Türkiye'nin sofralarında görebilir ve tadını kendimiz değerlendirebiliriz.

Geleceğe Güvenle Bakan Bir Şehir
Malatya, sağlam adımlarla depremin verdiği yıkıcı hasarı atlatıyor ve geleceğini çok daha güvenli temeller üzerine inşa ediyor. Celal Toprak’ın da altını çizdiği gibi Malatya'nın avantajları çok; ancak bana göre en büyük avantajı, şehrin hem hafızasına hem de doğasının sunduğu eşsiz nimetlere sahip çıkan bir vizyonla yönetilmesi.
