BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
28 °
  • ANASAYFA
  • ŞÖYLEŞİ
  • Sınırları Aşan Kadın Girişimciliği: Prag’dan Dünyaya Yeni Bir Ekonomik ve Kültürel Köprü

Sınırları Aşan Kadın Girişimciliği: Prag’dan Dünyaya Yeni Bir Ekonomik ve Kültürel Köprü

WhatsApp Image 2026-08-24 at 11.30.24

(Esra Hasnalçacı yazıyor...)

“Küçük ülke. Küresel etki. Geleceği şekillendiren kadınlar…”

Bazı yolculuklar yalnızca bir şehirden başka bir şehre gitmek değildir. Bazı buluşmalar ise yalnızca bir kongre programından ibaret değildir.

Benim için Prag’da gerçekleşecek 73rd World FCEM Congress, tam da böyle bir anlam taşıyor.

4-6 Ekim 2026 tarihlerinde Çekya’nın başkenti Prag’da, dünyanın farklı coğrafyalarından kadın girişimcileri, iş insanlarını, yöneticileri ve liderleri bir araya getirecek bu önemli buluşmanın bir parçası olmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum.

Çünkü bugün artık ekonomik kalkınmayı yalnızca rakamlarla, ticaret hacimleriyle veya yatırım istatistikleriyle değerlendiremeyiz.

Ekonominin geleceğini; insan ilişkileri, güven, girişimcilik, teknoloji, inovasyon, kültürel etkileşim ve ülkeler arasında kurulan sürdürülebilir bağlar birlikte şekillendiriyor.

Ve kadın girişimciler, bu yeni ekonomik dünyanın en güçlü aktörleri arasında yer alıyor.

Prag’da sadece iş konuşmayacağız

Prag, tarih boyunca Avrupa’nın önemli kesişim noktalarından biri oldu. Doğu ile Batı arasında, farklı kültürler ve ekonomik sistemler arasında köprü kuran bir şehir olarak bugün de bu özelliğini sürdürüyor.

Bu nedenle Prag’da gerçekleşecek uluslararası buluşmayı yalnızca bir iş dünyası etkinliği olarak görmüyorum.

Orada kurulacak her yeni bağlantının, paylaşılacak her deneyimin ve ortaya çıkacak her yeni fikrin ülkeler arasında yeni bir iletişim kanalı oluşturabileceğine inanıyorum.

Özellikle Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin, kadın girişimcilerin daha güçlü şekilde sürece dahil olmasıyla yeni bir boyut kazanabileceğini düşünüyorum.

Türkiye; girişimcilik kapasitesi, üretim gücü, genç nüfusu, teknoloji alanındaki dinamizmi ve farklı pazarlara ulaşabilme yeteneğiyle önemli bir potansiyele sahip.

Çekya ise Avrupa’nın üretim, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosisteminde güçlü bir konuma sahip.

Bu iki ülkenin kadın girişimcileri arasında kurulacak daha fazla temasın; ticaret, yatırım, teknoloji transferi, ortak girişimler, ihracat, turizm, kültür ve yaratıcı sektörler açısından yeni fırsatlar doğurabileceğine inanıyorum.

Bazen bir ekonomik ilişkinin başlangıcı bir sözleşme değil, bir tanışmadır.

Bazen milyon dolarlık bir iş birliğinin ilk adımı, farklı ülkelerden iki girişimcinin aynı masada birbirini dinlemesidir.

İşte uluslararası kongrelerin gerçek değeri de burada ortaya çıkıyor.

Kadın girişimciliği artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluk

Dünyanın ekonomik dengeleri değişiyor.

Teknoloji iş yapış biçimlerimizi dönüştürüyor. Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni nesil üretim modelleri sektörlerin sınırlarını yeniden çiziyor.

Bu dönüşümün merkezinde ise yalnızca teknoloji değil, insan kaynağı ve liderlik anlayışı bulunuyor.

Kadınların ekonomide daha güçlü temsil edilmesi bu nedenle yalnızca bir toplumsal eşitlik meselesi değildir.

Aynı zamanda çok güçlü bir ekonomik büyüme ve rekabetçilik meselesidir.

Kadın girişimcilerin iş dünyasında daha fazla yer alması; yeni istihdam alanları, yeni ürünler, yeni hizmetler, yeni pazarlar ve yeni iş modelleri anlamına geliyor.

Kadınların girişimcilik yolculuklarında karşılaştıkları engelleri azaltmak ise yalnızca kadınların önünü açmak değildir.

Aslında ekonominin tamamının önünü açmaktır.

Bugün dünyanın farklı ülkelerinden kadın girişimcilerin aynı platformda buluşması bu açıdan çok kıymetli.

Çünkü hepimizin hikâyesi farklı olabilir; ancak karşılaştığımız sorunların önemli bir bölümü birbirine benziyor.

Finansmana erişimden uluslararası pazarlara açılmaya, teknolojik dönüşümden nitelikli insan kaynağına, liderlikten sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık, ülkelerin sınırlarını aşan ortak meseleler.

Dolayısıyla çözümün de sınırları aşması gerekiyor.

Ekonomik diplomasiye kadınların güçlü katkısı

Ben kadın girişimciliğini aynı zamanda bir ekonomik diplomasi alanı olarak görüyorum.

Çünkü bir ülkeyi dünyaya yalnızca devletler, diplomatik temsilcilikler veya büyük şirketler tanıtmaz.

Girişimciler de ülkelerinin ekonomik ve kültürel temsilcileridir.

Bir kadın girişimci başka bir ülkedeki meslektaşıyla iş yaptığında yalnızca ürün veya hizmet alışverişi gerçekleştirmez.

Aynı zamanda bilgi, deneyim, kültür ve güven alışverişi gerçekleştirir.

Bu nedenle kadın girişimciler arasında kurulacak her güçlü bağın, ülkeler arasındaki ilişkilerin toplumsal ve ekonomik tabanını da güçlendirdiğine inanıyorum.

Türkiye’nin dünyaya açılan girişimci kadınlarının sayısı arttıkça, Türkiye’nin ekonomik diplomasisinin de daha güçlü ve daha çeşitli hale geleceğini düşünüyorum.

“Small country. Global impact.”

Bu yılki kongrenin teması benim için ayrıca çok anlamlı:

“Small country. Global impact. Women shaping the future.”

Bu ifade aslında günümüz dünyasının önemli bir gerçeğini anlatıyor.

Küresel etki yaratmak için mutlaka büyük bir ülkeye, devasa bir şirkete veya sınırsız kaynaklara sahip olmak gerekmiyor.

Bazen doğru fikir, doğru insanlarla kurulan doğru ortaklık ve cesaretle atılan bir adım, dünyanın çok farklı noktalarında karşılık bulabiliyor.

Bugünün girişimcilik dünyasında coğrafi sınırlar giderek önemini kaybediyor.

Bir fikir İstanbul’da doğabilir, Prag’da geliştirilebilir, Berlin’de yatırım bulabilir ve dünyanın başka bir ülkesinde milyonlarca insana ulaşabilir.

Bu yeni dünyada kadınların yalnızca ekonominin içinde değil, geleceğin ekonomisini tasarlayan masalarda yer alması gerekiyor.

Ben de Prag’daki bu buluşmayı tam olarak bu perspektifle değerlendiriyorum.

Yeni bağlantılar, yeni fikirler, yeni bir gelecek

Prag’dan beklentim yalnızca yeni iş bağlantıları kurmak değil.

Farklı ülkelerden kadınların başarı hikâyelerini dinlemek, karşılaştıkları zorlukları anlamak, yeni fikirlerden ilham almak ve Türkiye’nin girişimcilik potansiyelini uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde anlatmak istiyorum.

Çünkü uluslararası ilişkilerin geleceğinde artık yalnızca kurumların değil, insanların kurduğu güven köprülerinin de belirleyici olduğuna inanıyorum.

Birbirimizi tanıdıkça ön yargılar azalıyor.

Birbirimizin hikâyelerini dinledikçe ortak noktalarımızı görüyoruz.

Ortak noktalarımızı gördükçe iş birliği alanlarımız genişliyor.

İş birlikleri büyüdükçe de ülkeler arasındaki ekonomik ve kültürel bağlar güçleniyor.

Belki de kadın girişimciliğinin dünyaya verebileceği en güçlü mesajlardan biri tam olarak bu:

Birlikte büyümek, rekabet etmekten daha büyük bir değer yaratabilir.

Türkiye’yi ve kadın girişimcilerimizi dünyaya anlatmak

Prag’a giderken yalnızca bir kongreye katılan bir iş insanı olarak değil, Türkiye’nin girişimcilik potansiyelini, kadınlarının üretme ve dönüştürme gücünü temsil eden bir paydaş olarak da hareket edeceğim.

Türkiye’nin farklı sektörlerinde başarıyla yol alan kadın girişimcilerimizin hikâyelerinin uluslararası platformlarda daha fazla duyulmasını önemsiyorum.

Çünkü Türkiye’nin geleceğinde kadınların ekonomideki rolünün daha da büyümesi gerektiğine inanıyorum.

Kadın girişimcilerin güçlenmesi;

daha güçlü işletmeler, daha fazla istihdam, daha fazla ihracat, daha fazla inovasyon ve daha güçlü uluslararası bağlantılar demektir.

Bu nedenle Prag’da kurulacak her yeni bağlantıyı, Türkiye’nin gelecekteki ekonomik ve kültürel ilişkileri açısından değerli bir fırsat olarak görüyorum.

Geleceği birlikte şekillendirmek

Dünyanın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, birbirinden öğrenebilen toplumlar ve iş dünyalarıdır.

Kendi deneyimlerimize kapanmak yerine birbirimizin deneyimlerinden güç alabilmek…

Farklılıklarımızı bir ayrışma nedeni değil, yeni fikirlerin kaynağı olarak görebilmek…

Ve ekonomik büyümeyi yalnızca bireysel başarılarla değil, ortak değer yaratma kapasitemizle ölçebilmek…

Prag’daki buluşmanın bana en büyük katkısının da bu olacağına inanıyorum.

73rd World FCEM Congress, benim için yeni insanlarla tanışacağım bir organizasyondan çok daha fazlası.

Türkiye ile dünya arasında yeni bağların kurulabileceği, kadın girişimciliğinin ekonomik gücünün daha görünür hale geleceği ve geleceğin iş dünyasına dair ortak fikirlerin şekilleneceği önemli bir platform.

Prag’dan dönerken yalnızca yeni kartvizitler değil; yeni fikirler, yeni perspektifler, yeni dostluklar ve yeni iş birlikleriyle dönmeyi diliyorum.

Çünkü inanıyorum ki;

Kadınların güçlendiği ekonomiler güçlenir.
Girişimcilerin sınırları aştığı ülkeler büyür.
Kültürlerin birbirini tanıdığı toplumlar yakınlaşır.
Ve birlikte düşünebilen insanlar, geleceği birlikte şekillendirir.

Bu nedenle Prag’da kurulacak her yeni bağın, yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılmış bir yatırım olduğuna inanıyorum.

Türkiye’den Prag’a, Prag’dan dünyaya…

Yeni bağlantılar, yeni fikirler ve ilham veren karşılaşmalar için Prag’da buluşmak üzere.

4-6 Ekim 2026 | Prague, Czech Republic

Kadınlar geleceği yalnızca takip etmiyor.
Kadınlar geleceği şekillendiriyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?