BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
22 °
  • ANASAYFA
  • ŞÖYLEŞİ
  • Bursa’da Ekonominin Nabzı Attı: Ortak Akıl, Güçlü Üretim, Güçlü Türkiye

Bursa’da Ekonominin Nabzı Attı: Ortak Akıl, Güçlü Üretim, Güçlü Türkiye

WhatsApp Image 2026-09-24 at 10.14.37

(Esra Hasnalçacı yazıyor...)

Bursa’da Ekonominin Nabzı Attı: Ortak Akıl, Güçlü Üretim, Güçlü Türkiye

Bir şehrin ekonomik gücünü anlamak için yalnızca rakamlara, ihracat tablolarına ya da üretim kapasitesine bakmak yeterli değildir. O şehrin geleceğe nasıl baktığına, ortak sorunlar karşısında nasıl bir araya geldiğine ve ortak aklı ne ölçüde harekete geçirebildiğine de bakmak gerekir.

İşte Bursa’da gerçekleştirdiğimiz Ekonomiye Yön Verenler Zirvesi, benim açımdan tam da bu anlayışın güçlü bir yansıması oldu.

Türkiye’de İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprağın moderatörlüğünü gerçekleştirdiğim zirvede; Bursa’nın değerli protokolü, iş dünyasının temsilcileri, sanayicilerimiz, girişimcilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla aynı çatı altında buluştuk. Farklı sektörlerden, farklı deneyimlerden ve farklı bakış açılarından gelen insanların aynı hedef etrafında buluşması, Bursa’nın ekonomik dinamizmini bir kez daha ortaya koydu.

Çünkü ekonomi yalnızca üretimden ibaret değil. Ekonomi; aynı zamanda güven, istikrar, yatırım, istihdam, inovasyon, dayanışma ve geleceğe duyulan inanç demektir.

Bursa, bu değerlerin tamamını bünyesinde taşıyan özel şehirlerimizden biridir.

Bursa’nın gücü, Türkiye’nin gücüdür

Bursa denildiğinde akla yalnızca sanayi gelmiyor. Otomotivden tekstile, makineden tarıma, ihracattan girişimciliğe kadar geniş bir üretim ekosistemi karşımıza çıkıyor. Bu nedenle Bursa’da ekonomiyi konuşmak, aslında Türkiye’nin üretim gücünü ve ekonomik geleceğini konuşmak anlamına geliyor.

Zirvede de tam olarak bunu yaptık.

Üretimin önündeki fırsatları ve sorunları, yatırım ortamını, istihdamı, sanayinin dönüşümünü, sürdürülebilir kalkınmayı ve iş dünyasının geleceğe ilişkin beklentilerini değerlendirdik. Ancak benim için zirvenin en kıymetli tarafı, farklı kesimlerin aynı masada buluşarak birbirini dinlemesi ve ortak çözüm arayışını güçlendirmesiydi.

Bugün Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin ortak akıl olduğuna inanıyorum.

Çünkü hiçbir sektör tek başına büyüyemez. Sanayici olmadan tedarikçi, yatırım olmadan istihdam, nitelikli insan kaynağı olmadan sürdürülebilir üretim, güçlü yerel yönetimler ve sivil toplum olmadan da sağlıklı bir ekonomik ekosistem oluşturmak mümkün değildir.

Bu nedenle iş dünyasının, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, akademinin ve sivil toplumun aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşıyor.

Ekonomiyi büyütmenin yolu üretimden geçiyor

Türkiye’nin ekonomik geleceğini konuşurken benim öncelikli gördüğüm başlıklardan biri üretimdir.

Üreten, yatırım yapan, istihdam oluşturan ve katma değer yaratan bir Türkiye, geleceğe daha güçlü yürüyebilir.

Ancak artık yalnızca daha fazla üretmek de yeterli değil. Daha nitelikli, daha teknolojik, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretim modellerine geçmemiz gerekiyor.

Dijital dönüşümden yeşil dönüşüme, yapay zekâdan yüksek teknolojili üretime kadar dünyada çok hızlı bir değişim yaşanıyor. Türkiye’nin bu dönüşümün dışında kalması düşünülemez.

Bursa gibi güçlü bir sanayi ve üretim altyapısına sahip şehirlerimiz ise bu dönüşümün öncülerinden olabilir.

Bunun için yatırımcının önünü gören, girişimcinin cesaretlendirildiği, sanayicinin rekabet gücünün desteklendiği ve gençlerimizin nitelikli istihdam olanaklarına kavuştuğu bir ekonomik iklime ihtiyacımız var.

Zirveler sadece konuşma değil, ortak bir gelecek kurma alanıdır

Ekonomiye Yön Verenler Zirvesi’ni benim için anlamlı kılan en önemli unsur da buydu.

Bir zirvenin gerçek değeri, yalnızca kürsüde yapılan konuşmalarla ölçülemez. Asıl değer; o konuşmaların yeni fikirler doğurması, farklı kesimleri birbirine yaklaştırması ve geleceğe ilişkin somut adımlar için zemin oluşturmasıdır.

Bursa’da oluşan atmosfer bana bir kez daha gösterdi ki, Türkiye’nin her bölgesinde çok güçlü bir birikim, deneyim ve çözüm üretme kapasitesi bulunuyor.

Yeter ki birbirimizi dinleyelim.
Yeter ki farklılıklarımızı bir kenara bırakıp ortak hedeflerimize odaklanalım.
Yeter ki üreten insanımızın, sanayicimizin, girişimcimizin ve çalışanımızın önünü açacak politikaları hep birlikte savunalım.

Çünkü güçlü ekonomi, yalnızca büyük şirketlerin değil; KOBİ’lerin, girişimcilerin, çalışanların, üreticilerin ve toplumun tamamının birlikte güçlenmesiyle mümkündür.

Bursa’dan Türkiye’ye güçlü bir mesaj

Bursa’da gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın yalnızca bir ekonomi toplantısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu zirve, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik geleceğine dair ortak bir iradenin ifadesiydi.

Bursa’nın üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve sanayi deneyimi; Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir avantajdır. Bu avantajı daha güçlü bir ekonomik yapıya dönüştürmek ise hepimizin ortak sorumluluğudur.

Ben inanıyorum ki Türkiye; üreten, yatırım yapan, istihdam oluşturan ve dünyayla rekabet eden şehirleriyle büyüyecek.

Bursa da bu büyümenin en güçlü lokomotiflerinden biri olmaya devam edecek.

Bu anlamlı buluşmada bizlerle aynı heyecanı paylaşan Bursa’nın değerli protokolüne, iş dünyasının kıymetli temsilcilerine, sanayicilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.

Özellikle bu zirvenin gerçekleşmesinde emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Ekonomiye Yön Verenler Zirvesi’nin Bursa’da oluşturduğu ortak aklın, yeni iş birliklerine, yeni yatırımlara, yeni istihdam olanaklarına ve Türkiye ekonomisine değer katacak yeni projelere dönüşmesini diliyorum.

Çünkü benim için mesele yalnızca ekonomiyi konuşmak değil; ekonominin geleceğini birlikte inşa etmektir.

Ve biliyorum ki;

Bursa ürettikçe Türkiye kazanacak.
Bursa yatırım yaptıkça Türkiye büyüyecek.
Bursa ortak akılla hareket ettikçe Türkiye’nin geleceğine daha güçlü katkı sunacak.

Güçlü ekonomi; üreten şehirlerle, ortak akılla ve birlikte hareket etme kültürüyle büyür.

Bursa bunun en güzel örneklerinden biridir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?