
Barceló Hotel Group, kullanım ömrünü tamamlayan otel tekstillerini sanat eserlerine dönüştürdüğü “Atıktan Sanata” projesini gastronomiyle genişletti. Barceló Istanbul’da hazırlanan altı aşamalı özel deneyimde, yeniden kullanım ve atıkların azaltılması odağa alınırken iklim krizinin etkileri sanat ve yemek sunumları üzerinden anlatıldı.
DÖNGÜSEL EKONOMİ ANLAYIŞI MUTFAĞA TAŞINDI
Turizm sektöründe sürdürülebilirlik çalışmalarına odaklanan Barceló Hotel Group, atıkların yeniden değerlendirilmesini temel alan projesine yeni bir boyut kazandırdı. Grubun ReGen sürdürülebilirlik yaklaşımı çerçevesinde yürütülen “Atıktan Sanata”, bu kez gastronomi aracılığıyla çevresel sorunlara dikkat çekti.
Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle geliştirilen çalışmanın yeni aşaması, Barceló Istanbul’da düzenlenen “Sürdürülebilir Gastronomi ve İklim Krizi Manifestosu” ile hayata geçirildi. Altı aşamalı gastronomi deneyiminde, mutfakta kaynakların verimli kullanılması ve malzemelerin yeniden değerlendirilmesi üzerinden atıksız üretim anlayışı ele alındı.
Proje, yalnızca atık miktarını azaltmaya yönelik uygulamalarla sınırlı kalmadı. İklim değişikliğinin doğal yaşam üzerindeki etkileri de sanat ve yemek sunumları aracılığıyla katılımcılara aktarıldı.
KULLANILMIŞ KUMAŞLAR DOĞAL BOYALARLA YENİDEN HAYAT BULDU
Projenin başlangıç noktası, grubun Kapadokya, İstanbul ve Ankara’daki otellerinde kullanım süresini tamamlayan çarşaf, havlu ve yastık kılıfları oldu. Çöpe ayrılmak yerine yeniden değerlendirilen tekstiller, doğal malzemeler kullanılarak sanatsal bir çalışmanın parçası haline getirildi.
Kapadokya’dan toplanan bitkilerden elde edilen boyaların yanı sıra otel mutfağında ortaya çıkan çay ve kahve posaları da kumaşların renklendirilmesinde kullanıldı. Devridaim Enstitüsü, tekstilleri bitki baskıları, nakışlar ve el dikişleriyle işleyerek çağdaş bir sanat eserine dönüştürdü.
Eserde kullanılan semboller, çevresel değişimlere gönderme yaptı. Bitki izleri doğal örtünün azalmasını, çatlak desenleri kuraklığı, güneş figürü ise yükselen sıcaklıkları temsil etti. Gastronomi bölümünde orman yangınları, buzulların erimesi ve biyoçeşitlilik kaybından esinlenen sunumlarla aynı anlatım sürdürüldü.
“KAYNAKLARI YENİDEN DEĞERLENDİRMEK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN BİR PARÇASI”
Barceló Hotel Group Türkiye Ülke Müdürü Hasan Ekmen, sürdürülebilirliğin yalnızca çevreye yönelik projelerle sınırlı olmadığını, şirketlerin faaliyetlerinin tüm aşamalarında sorumluluk üstlenmesini gerektirdiğini belirtti.
Grubun ReGen yaklaşımının yerel topluluklara katkı sağlamayı, doğal ve kültürel mirası korumayı ve ekonomik gelişimi çevresel sorumlulukla birlikte ele almayı amaçladığını ifade eden Ekmen, “Atıktan Sanata” projesinin bu anlayışın uygulamadaki örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Tekstil ürünlerinin ve mutfak malzemelerinin yeniden değerlendirilmesiyle kaynak kullanımına farklı bir bakış kazandırdıklarını belirten Ekmen, sanatın ve gastronominin iklim krizine ilişkin farkındalık oluşturmak için bir araya getirildiğini vurguladı. Türkiye’de bu çalışmaya öncülük etmelerinin grup açısından önemli olduğunu da sözlerine ekledi.
TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI YAKLAŞIM
1931 yılında İspanya’nın Mallorca bölgesinde kurulan Barceló Group, otelcilik ve seyahat alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteriyor. Grup, ReGen yaklaşımıyla turizm faaliyetlerinin yürütüldüğü bölgelerde çevresel ve toplumsal fayda oluşturmayı hedefliyor.
Projenin iş ortaklarından Devridaim Enstitüsü ise döngüsel ekonomi kapsamında kullanılabilir durumdaki malzemelerin yeniden işlenmesi ve farklı amaçlarla değerlendirilmesi üzerine çalışmalar yürütüyor.
“Atıktan Sanata” projesinin gastronomiyle genişletilmesi, otel işletmelerinde ortaya çıkan tekstil ve mutfak atıklarının farklı yöntemlerle değerlendirilebileceğini gösteren bir uygulama olarak öne çıkıyor. Çalışma, sürdürülebilirlik mesajını yalnızca üretim süreçlerine değil, sanat ve yeme-içme deneyimine de taşıyor.
