
Karnavalın Fikir Önderi Ali Haydar Bozkurt, 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı programında yine çok ilgi çekici ve renkli etkinliklerin yer alacağını söylüyor.
Bozkurt “Bu yıl da güzel sürprizler yaşatacağız. Adana’ya geleceklere hafızalarından çıkmayacak karnaval günleri sözünü ve memnun ayrılacaklarının garantisini veriyoruz" diyor.
Karnavalın artık büyük bir davete dönüştüğünü dile getiren Bozkurt şunları söylüyor;
“Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği ve Adana’nın kültürel ve ekonomik potansiyeline büyük katkı sunan en kapsamlı etkinliklerden biri oldu. Tüm konuklarımızı ve Adanalıları özellikle 4 Nisan’daki renkli korteje davet ediyoruz.
Beş gün boyunca herkesin birlikte eğlendiği, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir etkinlik olmasını en başından beri hep arzu ettik. Karnaval döneminde Adana sokaklarında gülümseyerek eğlenen insanları görünce çok mutlu oluyoruz. Bugün artık yerli ve yabancı yüz binlerce insanın Adana’da buluştuğu dev bir etkinliğe sahne olan karnavalımız, dün küçücük bir filizken bugün nasıl büyük bir çınara dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Gelecek 10 yıl değil, 100 yıl sonra da belki hiçbirimiz olmayacağız ama portakal çiçekleri açmaya devam edecek ve bu gelenek belki de binlerce yıl yaşayacak.”
Adana “Marka Kent” olma yolunda ivme kazandı
Karnavalın Adana’nın olduğu kadar Türkiye’nin de önemli bir değeri olmayı başardığını belirten Bozkurt şöyle konuştu;
“Siyasetten uzak, kimsenin ötekileştirilmediği, birlikte eğlenilebilen, çiftetelli oynarken tango da yapılabilen ve daha da önemlisi çok geniş kitlelere ulaşan karnaval hayalimiz şimdi gerçeğe dönüşmüş durumda.
Yola çıkarken hedefimiz ilk 5 yıl içinde ulusal anlamda tanınmak, ikincisi uluslararası bilinirliği sağlamaktı. 10 yıla yayılmasını hedeflediğimiz süreci ilk 3 yılda tamamladık. Bu olağanüstü bir durumdur. Karnavalımız birçok yabancı turizm acentesinin destinasyon listesinde yer aldı. Geçtiğimiz yıllarda dünyanın dört bir köşesinden turistler her Nisan ayında Adana’da buluştu. Farklı illerimizden on binlerce kişi de karnaval döneminde Adana’ya geldi. Hem eğlendirici yönüyle hem de sosyo-ekonomik anlamda ülkemize çok büyük faydalar sağlanmış oldu. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağladı. Bu sayede yalnızca Adana’nın değil bütün bölgenin tanıtımına yönelmiş olduk.
Karnaval ile halkımızın moral değerlerini yükseltmekle birlikte Adana’nın “Marka Kent” olma yolunda kazandığı ivmeye de katkı sunuyor ve imajını yükseltiyor.
Hoşgörülü, çok güzel bir ortam ve insani değerlerimizle birlikte omuz omuza eğlenebilmeyi başardık sanıyorum.”
Adana’nın farklı bir enerjisi var
Bozkurt Adana’nın farklı bir enerjisi olduğunu kaydederek “O enerjiyi dünyanın başka hiçbir yerinde bulamadım. Karnaval için Adana’ya gelen herkesin büyük şaşkınlıkla ayrıldığını gözlemledim. Adana’ya götürdüğüm arkadaşlarım “Ben böyle medeni bir yer görmedim” dediler. Adana öyledir aslında. Hoşgörü çok yüksektir Adana’da. Ramazan ayında bu masadakiler yemek yerken yan masadakiler iftarı bekleyebilir. Onlar onlara iyi iftarlar der, onlar onlara afiyet olsun der. Kimse kimseye karışmaz. Irk olarak, orijin olarak, mezhep olarak bir sürü insan vardır Adana’da kimse kimseye yan gözle bakmaz. Tarih, kültür, doğa, gastronomi, sağlık, eğitim ve spor turizminde eşsiz imkanları bulunan bir kent olan Adana, hem imaj olarak hem de ekonomik anlamda farklı bir yere ulaştı. Bu yıl da Türkiye’mizin her yerinden insanlarımızı Adana’ya bekliyoruz. Onlara yine sesleniyorum; “Adana’ya gelin. Çok memnun kalacaksınız” şeklinde konuştu. Bozkurt sözlerine şöyle devam etti;
“Bu yıl da güzel sürprizler olacak. Adana’ya geleceklere hafızalarından çıkmayacak karnaval günleri yaşatacağız. 2013 yılından bu yana hep daha iyi ne yapabiliriz görüşünü taşıyarak bu yönde adımlar attık. Gördüğüm kadarıyla sürdürülebilir olması çok çok önemli bir konu. Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nesiller boyu sürdürülebilir, insana ve doğaya saygılı, dünya çapında bir karnaval için tüm paydaşlar olarak hep birlikte çaba göstermeliyiz. Çevresel hedeflerin yanında sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel hedeflerimiz de olmalı.
Bu bağlamda; karnavaldaki ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğinin artması ile getirilerinin geniş kitlelere yayılması yine öncelikli olunması gereken konuların başında yer alıyor. Rasyonel bir plan çerçevesinde; ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilir karnaval için doğru hedefler oluşturmalı, bu hedefler için görev alacak paydaşlarla ilişkilerimizi sürekli geliştirmeliyiz. Bunun yanında ekonomik canlanma da önemli bir konu. Bu küçük esnaftan başladı ve tüm Adana’ya yayıldı. El işleri satan kadınlarımız, yeme içme sektöründeki insanlarımız yani kısacası ekonomiyi oluşturan her unsurda büyük bir ekonomik hareketlilik sağlandı.”
