BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
27 °

Bir yapraktan daha fazlası… Erbaa’nın dünyaya açılan hikâyesi

1

( Şennur Enginler yazıyor...)

Anadolu’nun bereketli topraklarında bazı ürünler vardır ki yalnızca yetişmez; yaşatılır. Erbaa’nın bağ yaprağı da işte onlardan biri. İncecik dokusu, kendine has aroması ve kolay sarılabilen yapısıyla mutfakların vazgeçilmezi olan Erbaa Narince Bağ Yaprağı, bugün coğrafi işaret tesciliyle korunan ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen önemli bir tarım değeri olarak ülkemizi temsil ediyor.

Bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Uluslararası Geleneksel ve Kültürel Erbaa Yaprak Festivali, yalnızca bir festival değil; üretimin, emeğin, gastronominin ve kültürün buluştuğu büyük bir şölendi. Meydanlar günler boyunca yöresel ürün stantlarıyla dolarken, gastronomi gösterileri, yarışmalar, konserler ve kültürel etkinliklerle Erbaa adeta bir açık hava festival alanına dönüştü. Festival programında Türkiye’nin tanınmış şefleri, içerik üreticileri ve sanatçılarının yer alması da organizasyona ayrı bir değer kattı. (Erbaa Belediyesi⁠)

Festivalin en etkileyici bölümlerinden biri bağ gezileriydi. Bağlarda dolaşırken, yıllardır dilden dile anlatılan Erbaa yaprağının neden bu kadar kıymetli olduğunu yerinde görmek mümkün oluyor. Sabahın ilk ışıklarıyla toplanan narin yapraklar tek tek seçiliyor. Ne çok genç ne de fazla olgun… Tam kıvamındaki yapraklar özenle demetleniyor. Ardından kısa süre sıcak suda bekletiliyor ve geleneksel yöntemlerle salamuraya hazırlanıyor. Bir kavanoz salamura yaprağın arkasında aslında aylar süren emek, bilgi ve sabır var.

Erbaa denince elbette akla ilk olarak yaprak sarma geliyor. Ancak festival, Tokat mutfağının zenginliğini de gözler önüne seriyor. Tokat kebabı, bat, keşkek, çökelekli lezzetler ve yöresel hamur işleri ziyaretçilerin yoğun ilgisini görürken, özellikle baklalı yaprak dolması festivalin yıldızlarından biri oldu. Coğrafyanın ürünleriyle şekillenen bu mutfak, Anadolu’nun paylaşma kültürünü de sofralara taşıyor.

Festival boyunca düzenlenen En Güzel Bağ Yaprağı, En Hızlı Yaprak Sarma, Narince Bağ Yapraklı Özgün Yemek ve çocuk şef yarışmaları, üretimi eğlenceyle buluşturdu. Kurulan stantlarda kadın kooperatifleri, üreticiler ve yöresel ürün satıcıları hem ürünlerini tanıttı hem de Erbaa ekonomisine canlılık kattı.

Meydanlarda dolaşırken dikkatimi çeken en önemli ayrıntılardan biri ise insanların festivale sahip çıkmasıydı. Esnafın yüzü gülüyor, üretici emeğinin karşılığını buluyor, ziyaretçiler ise yalnızca alışveriş yapmıyor; Erbaa’nın kültürünü de tanıyorlardı. Böyle organizasyonlar bir şehri sadece tanıtmaz, aynı zamanda yerel ekonomiye de önemli katkı sağlar.

Festivalin başarısında Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl ve ekibinin uzun soluklu hazırlıklarının büyük payı olduğu hissediliyordu. Organizasyondaki düzen, gastronomiye verilen önem ve her yaştan insanı içine alan etkinlikler, festivalin sadece birkaç günlük bir eğlence değil, Erbaa’nın geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu gösteriyordu. Meydanda vatandaşların başkanla kurduğu samimi iletişim de bu emeğin karşılığını veren güzel bir tablo oluşturuyordu.

Erbaa’dan ayrılırken heybeme yalnızca birkaç paket salamura yaprak koymadım.

Toprağına değer veren üreticilerin emeğini, bağların mis gibi kokusunu, sofralarda buluşan lezzetleri ve kültürünü geleceğe taşımaya çalışan insanların umutlarını da yanıma aldım.

Bazen bir şehri tanımak için uzun cümlelere ihtiyaç yoktur.

Bir yaprak yeter…

Sevgiyle görüşmek dileğiyle…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?