
İstanbul Ticaret Borsası tarafından, İstanbul’un kadim lezzetlerinden biri olan coğrafi işaretli İstanbul Simidi’nin tanıtımı amacıyla “İstanbul Simidi Tanıtım Etkinliği” düzenlendi.
Yeni Cami Simitçi Heykeli Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, İstanbul’un sokak kültüründe ve gastronomi hafızasında önemli bir yere sahip olan İstanbul Simidi’nin tarihî geçmişi, üretim özellikleri ve coğrafi işaret süreci katılımcılarla paylaşıldı.
İstanbul Valiliği ve Fatih Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen etkinliğe; İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, sektör temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Etkinlikte konuşan İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, İstanbul Simidi’nin yalnızca bir gıda ürünü değil, İstanbul’un kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Kopuz, “İstanbul simidi sadece bir atıştırmalık değil, İstanbul’un simgelerinden biri… Bu tescil; İstanbul’un hafızasına, kültürüne, emeğine ve lezzet mirasına sahip çıkılmasıdır.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Ticaret Borsası olarak İstanbul’un değerlerine sahip çıkmaya devam ettiklerini vurgulayan Kopuz, 10’dan fazla ürün için coğrafi işaret başvurularının bulunduğunu belirterek, “Amacımız, İstanbul’un lezzet mirasını kayıt altına almak ve gelecek nesillere taşımaktır.” dedi.
Başkan Kopuz, İstanbul Simidi’nin şehrin gündelik yaşamındaki yerine de dikkat çekerek, “İstanbul simidi, bu şehrin sabah telaşıdır. O, vapurda çayın eşlikçisidir. İstanbul’u ziyaret eden milyonlarca misafirin ilk tattığı lezzetlerden biridir.” değerlendirmesinde bulundu.
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan ise İstanbul Simidi’nin şehrin önemli değerlerinden biri olduğunu ifade etti. Dünyadaki birçok kadim şehrin kendine özgü yemek kültürü bulunduğunu belirten Turan, İstanbul’un da bu anlamda önemli bir mirasa sahip olduğunu kaydetti.
Turan, kaynaklarda 17. yüzyılda İstanbul’da 80’den fazla simit fırınının varlığından bahsedildiğini belirterek, “Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde simit ile alakalı birçok bilgi var. Bugün de hem sokak lezzeti olarak hem de artık çok önemli yerlerde sunulan bir lezzet olarak Türkiye’yi de tanıtıcı bir markadır simit.” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül de konuşmasında, İstanbul’a ait değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. İstanbul’un farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kadim bir şehir olduğunu belirten Gül, kente ait ürünlerin korunmasının yanı sıra uluslararası ölçekte tanıtılması gerektiğini söyledi.
Dünya çapında geçerli olacak coğrafi işaretleri almanın önemini vurgulayan Gül, ürünlerin kayıt altına alınmaması halinde başka ülkelere mal edilebileceğine dikkat çekerek, kullanılan üründen pişirme tekniklerine ve sunumuna kadar İstanbul Simidi’ne ait standartların oluşturulmasının önem taşıdığını ifade etti. Gül, İstanbul Simidi’ni dünya ile buluşturmanın zamanının geldiğini kaydetti.
Program kapsamında İstanbul Simidi’nin yapımı, satışı ve denetimine ilişkin temsili gösterimler gerçekleştirilirken, vatandaşlara İstanbul Simidi ve ayran ikram edildi. Katılımcılar, simidin tarihî yolculuğu ve üretiminde dikkat edilen geleneksel özellikler hakkında bilgilendirildi.
Osmanlı arşivlerinde 1525 yılına kadar uzanan belgelerde izine rastlanan İstanbul Simidi; buğday unu, su, tuz, yaş maya, soğuk pekmez ve susamla hazırlanan, kendine özgü çift fitil örgü şekli ve geleneksel üretim yöntemiyle diğer simitlerden ayrılıyor.
Etkinlikte, coğrafi işaret tescilinin yalnızca ürünü korumak için değil, aynı zamanda değerini artırmak için de önemli olduğu vurgulanırken; İstanbul Simidi’nin yerel bir lezzet olarak korunması, geliştirilmesi ve dünyaya tanıtılması hedefi öne çıkarıldı.
