BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Kapalı
İstanbul hava durumu
23 °

EDİRNE’NİN SOFRASINDA BİR DİLİM PEYNİR

WhatsApp Image 2026-09-25 at 10.39.39 (2)

(Şennur Enginler yazıyor...)

EDİRNE’NİN SOFRASINDA BİR DİLİM PEYNİR

Edirne’ye gittiğinde önce ne dikkatini çeker bilmiyorum ama benim bu kez aklım peynirde kaldı.

Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali’nin bu yıl ana teması Edirne Beyaz Peyniriydi.

Şimdi “Peynir işte, ne kadar anlatılabilir?” diyebilirsin.

Ben de tam tersini düşündüm.

Önüne gelen o bembeyaz dilime biraz dikkatli bakınca aslında anlatacak çok şey var. Hafif nemli görüntüsü, çatalla dokunduğunda dağılan ama kendini hemen bırakmayan dokusu, süt kokusu… İlk lokmada tuzu geliyor, ardından o kendine has süt tadı kalıyor damağında.

Yanına sıcak bir dilim ekmek koy, gerisini zaten peynir hallediyor.

Bir de düşün; o küçücük dilimin arkasında Trakya’nın sütü, hayvancılığı, üreticisi, yıllardır aynı işi yapan ustaları ve nesilden nesile aktarılan bir gelenek var.

Festivalde biraz da bunun peşine düştüm.

PEYNİR DEDİK AMA EDİRNE SADECE PEYNİR DEĞİL

Edirne Beyaz Peyniri coğrafi işaretli bir ürün. Yani o isim sadece bir peynirin değil, doğduğu coğrafyanın da izini taşıyor.

Ben coğrafi işaret konusunu önemsiyorum. Çünkü bir şehre gittiğimde her yerde bulabileceğim bir şeyi değil, oraya ait olanı tatmak istiyorum.

Üstelik yerinde tadınca bazı şeyler daha anlamlı geliyor.

Peynirin kokusundan dokusuna, tuzundan ağızda bıraktığı tada kadar o coğrafyayla kurduğu bağı hissediyorsun. Belki de bu yüzden Edirne Beyaz Peyniri’ni Edirne’de yemek başka.

Edirne de bu konuda oldukça zengin.

İpsala pirinci, yöresel yemekleri, hamur işleri, tatlıları ve ilçelerden gelen yerel ürünleriyle keşfedilecek geniş bir mutfağı var.

Festival alanında dolaşırken bunu daha iyi görüyorsun. Bir tarafta üretici, bir tarafta şefler, diğer tarafta yıllardır aynı ürünü yapan kadınlar…

Hepsinin ortak noktası Edirne’nin mutfağı.

MERİÇ’İN KIYISINDA UZUN BİR SOFRA

Festivalde benim en çok hoşuma giden görüntülerden biri Meriç Nehri kıyısında kurulan uzun peynir sofrasıydı.

Düşünsene…

Meriç’in kenarındasın. Önünde metrelerce uzanan bir sofra. Tabaklarda beyaz peynirler…

Bir parça alıyorsun. Önce kokluyorsun, sonra tadına bakıyorsun. Tuzlu ama süt tadını kaybetmemiş; ağızda dağılan, ardından kendine has lezzetini bırakan bir peynir.

İşte o anda anlatılan onca şey biraz daha yerine oturuyor.

Aslında gastronominin sevdiğim tarafı da bu.

Sadece yemek yemek değil; aynı sofraya oturmak, sohbet etmek, tattığın şeyin nereden geldiğini öğrenmek ve arkasındaki insanı tanımak.

BİRAZ EDİRNE, BİRAZ BALKANLAR

Edirne’de gezerken Balkanların etkisini hissetmemek zaten mümkün değil. Bu mutfağa da yansımış.

Festivalde Balkan ülkelerinden gelen şeflerin Edirne’de buluşması bu yüzden bana hiç yabancı gelmedi.

Sınırlar başka şey söylüyor olabilir ama mutfak bazen o sınırları çoktan aşmış oluyor.

Benzer yemekler, benzer kokular, benzer sofralar…

Edirne de tam bu geçişin ortasında duruyor.

FESTİVAL BİTER, LEZZET KALIR

Ben festivallerde en çok şuna bakıyorum:

Festival bittikten sonra geriye ne kalıyor?

Eğer oradan ayrılırken bir ürünü merak etmişsen, üreticisini tanımışsan, “Bunu nereden alabilirim?” diye düşünüyorsan bence o festival amacına ulaşmış demektir.

Edirne’den bana kalan da biraz böyle oldu.

Peynir bahaneydi belki…

Asıl güzel olan, onun peşinden giderken Edirne’nin üreticisini, coğrafi işaretli ürünlerini ve mutfak kültürünü biraz daha yakından tanımaktı.

Bir dahaki Edirne yolculuğunda sadece Selimiye’ye bakıp geçme derim. Bir de sofralarına bak.

Belki önüne bir tabak beyaz peynir gelir.

Önce tadına bak.

Sonra hikâyesini dinlersin.

Sevgiyle görüşmek dileğiyle…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?