Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
19 °
  • ANASAYFA
  • ŞÖYLEŞİ
  • İKLİMİN GELECEĞİNE KADININ İMZASI: GAZİANTEP’TEN 2030’A UZANAN BİR LİDERLİK VİZYONU

İKLİMİN GELECEĞİNE KADININ İMZASI: GAZİANTEP’TEN 2030’A UZANAN BİR LİDERLİK VİZYONU

WhatsApp Image 2026-10-05 at 15.25.20

(Esra Hasnalçacı yazıyor...)

Bazen bir davet, yalnızca bir programa katılım anlamına gelmez. Bazen bir davet, geleceğin hangi başlıklar etrafında şekilleneceğini görme ve o geleceğin konuşulduğu masaya tanıklık etme fırsatıdır.

Benim için de Gaziantep’te gerçekleştirilen “İklim, Çevre, Kadın 2030 – Yöneten Kadın Liderler Forumu” böyle bir anlam taşıdı.

Bu önemli buluşmaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin’in Başkan Danışmanı ve İstasyon Gaziantep Koordinatörü Sayın Filiz Evran’ın nazik davetiyle katıldım. Filiz Evran’ın özellikle kadın, girişimcilik, yenilikçilik, sürdürülebilir kalkınma ve şehir ekosistemini buluşturan çalışmaları içinde böylesine anlamlı bir zirvenin de yer alması benim açımdan ayrıca kıymetliydi. İstasyon Gaziantep’in kamu, üniversiteler, iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve farklı kurumları bir araya getiren çok paydaşlı yapısı da bu anlayışın önemli bir parçası.

2 Ekim 2026’da Gaziantep’te gerçekleştirilen forum; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Birleşmiş Milletler Kadın Birimi UN Women iş birliğinde, Halkbank’ın ana sponsorluğunda, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, GASKİ ve İstasyon Gaziantep gibi paydaşların katkılarıyla gerçekleştirildi. Zirvenin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla yapılması ise konunun yalnızca bir çevre başlığı olmadığını; kadın, aile, ekonomi, üretim, şehircilik ve sürdürülebilir kalkınmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.

İklim artık yalnızca çevrenin meselesi değil

Zirvede benim açımdan en güçlü mesajlardan biri şuydu:

İklim değişikliği artık yalnızca çevrecilerin ya da bilim insanlarının konuşacağı bir konu değildir.

İklim; tarladaki üretimdir.
Sanayicinin hammaddesidir.
Şehrin suyudur.
Ailenin sofrasıdır.
Çocuğun geleceğidir.
Kadının emeğidir.
İş dünyasının dönüşümüdür.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da konuşmasında iklim meselesinin çevre konusunun çok ötesinde; adalet, kalkınma ve aile meselesi olduğunu vurguladı. Özellikle kırsalda toprağı işleyen, şehirlerde su ve enerji kullanımında önemli rol üstlenen, afetlerde ilk müdahaleyi yapan kadınların güçlenmesinin iklim hedeflerinin uygulanması açısından önemine dikkat çekti.

Bu sözler üzerinde özellikle durmak gerektiğine inanıyorum.

Çünkü Türkiye’nin üretim gücünü konuşurken kadını, yeşil dönüşümü konuşurken kadının emeğini, sürdürülebilir kalkınmayı konuşurken kadın girişimciliğini göz ardı edemeyiz.

Kadın yalnızca etkilenen değil, karar veren olmalı

Forumun en önemli taraflarından biri de kadınların iklim krizinden nasıl etkilendiğinin ötesine geçerek, kadınların çözümün ve karar mekanizmalarının merkezinde nasıl daha güçlü yer alabileceğinin konuşulmasıydı.

UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond da bu noktaya dikkat çekerek, meselenin yalnızca kadınların toplantılara davet edilmesi olmadığını; kadınların karar masasında gerçek anlamda söz ve etki sahibi olması gerektiğini ifade etti.

Bence asıl mesele tam da burada başlıyor.

Kadınları yalnızca desteklenecek bir grup olarak görmek yerine, karar alan, proje üreten, yatırım yapan, yöneten ve geleceğin politikalarını şekillendiren aktörler olarak görmek zorundayız.

Çünkü kadın ekonominin içinde ne kadar güçlü olursa, toplum da o kadar güçlü olur.

Kadının üretimde, girişimcilikte, akademide, yerel yönetimlerde ve iş dünyasında güçlenmesi yalnızca kadınların meselesi değildir. Bu, doğrudan doğruya Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğiyle ilgilidir.

Gaziantep’in ortaya koyduğu model

Gaziantep’i bu zirve için anlamlı kılan bir başka unsur ise şehrin üretim kültürüyle iklim ve sürdürülebilirlik başlıklarını aynı zeminde buluşturabilmesidir.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, forumda sıfır atık, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, yeşil sanayileşme ve temiz enerji dönüşümü gibi alanlarda yürütülen çalışmaları anlattı. Şahin ayrıca Gaziantep’in COP31 sürecine hazırlanan şehirlerden biri olduğunu vurguladı.

Bu yaklaşım iş dünyası açısından da son derece önemli.

Çünkü önümüzde artık yalnızca “daha çok üretmek” hedefi yok.

Daha verimli, daha temiz, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi üretmek zorundayız.

Dünyanın ekonomik düzeni değişirken yeşil dönüşümün dışında kalmak mümkün değil. Enerji verimliliği, temiz üretim, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması, su kaynaklarının korunması ve kadınların üretim süreçlerindeki rolünün artırılması artık sosyal sorumluluk başlıkları olmaktan çıkıyor; doğrudan ekonomik geleceğin konusu haline geliyor.

COP31’e giden yolda Gaziantep mesajı

Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde Gaziantep’te gerçekleştirilen bu forumun bir başka anlamı daha var.

Forumda ortaya konulan fikir ve önerilerin COP31 sürecine katkı sağlaması hedefleniyor. Bakan Göktaş da COP31’in Türkiye tarafından bir “Uygulama COP’u” olarak ele alındığını ve artık sözden çok icraatın, taahhütten çok uygulamanın öne çıkması gerektiğini ifade etti.

Ben de iş dünyasının içinden bakan biri olarak şuna inanıyorum:

Dünyanın artık güzel sözlerden çok güzel sonuçlara ihtiyacı var.

Bir toplantı yapılabilir.
Bir rapor hazırlanabilir.
Bir hedef konulabilir.
Fakat asıl başarı, o hedefin sahada karşılık bulmasıdır.
Bir kadın girişimcinin işini büyütmesinde…
Bir fabrikanın enerjisini daha verimli kullanmasında…
Bir belediyenin atığı yeniden ekonomiye kazandırmasında…
Bir çiftçinin suyu daha doğru kullanmasında…
Bir genç kadının teknoloji alanında şirket kurmasında…
İklim politikalarının gerçek karşılığını görürüz.

Beni en çok etkileyen tarafı: ortak akıl

Bu zirvede dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri de farklı dünyaların aynı masada buluşmasıydı.

Kamu…
Yerel yönetim…
Birleşmiş Milletler…
Akademi…
İş dünyası…
Sivil toplum…
Girişimcilik ekosistemi…
Hepsinin aynı hedef etrafında buluşması, bana göre geleceğin yönetim anlayışının da önemli bir göstergesi.
Çünkü artık hiçbir kurum tek başına bütün sorunları çözemez.

Geleceğin modeli iş birliğidir.

Bilginin paylaşılmasıdır.
Deneyimin paylaşılmasıdır.
Kadının gücünün ekonomiye, bilimin üretime, teknolojinin toplumsal faydaya dönüştürülmesidir.

İstasyon Gaziantep’in farklı kurum ve kuruluşları bir araya getiren yapısı da tam olarak bu ortak akıl anlayışının önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İstasyon Gaziantep’in sürdürülebilir kalkınma, girişimcilik, teknoloji ve sosyal fayda ekseninde çok paydaşlı bir model olarak geliştirilmesi de bu yaklaşımı destekliyor.

Bir davetten fazlası

Ben bu foruma yalnızca bir davetli olarak katılmadım.
Aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine ilişkin önemli bir tartışmanın içinde bulunma fırsatı yakaladım.
Beni davet ederek bu anlamlı buluşmaya vesile olan Sayın Filiz Evran’a ayrıca teşekkür etmek isterim.

Çünkü böylesine önemli buluşmaların değeri, salonda bulunan insanların sayısından çok, o salondan çıktıktan sonra toplumda ve iş dünyasında neyin değiştiğiyle ölçülür.

Benim bu zirveden çıkardığım en güçlü düşünce şu oldu:

Kadın güçlenirse aile güçlenir.
Aile güçlenirse toplum güçlenir.
Kadın ekonomide güçlenirse ülkenin üretim gücü artar.
Kadın karar mekanizmalarında güçlenirse geleceğe dair alınan kararlar daha geniş bir bakış açısıyla şekillenir.

Ve bütün bunların üzerine iklim bilincini koyduğumuzda, yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve gelecek nesillerin yaşayacağı dünyayı da konuşmuş oluruz.

Gaziantep’teki “İklim, Çevre, Kadın 2030 – Yöneten Kadın Liderler Forumu” bana bir kez daha gösterdi ki; Türkiye’nin önünde sadece ekonomik büyüme hedefi değil, sürdürülebilir, kapsayıcı ve insanı merkeze alan bir büyüme hedefi de var.

Bu yolculukta kadınların yeri ise kenarda değil.

Tam merkezde.

Ve belki de 2030’a giderken en çok hatırlamamız gereken cümle budur:

“Geleceği konuşmak yetmez; geleceği bugünden birlikte inşa etmek gerekir.”

Ben Gaziantep’te tam da bunun konuşulduğuna şahit oldum.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?