BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
18 °
  • ANASAYFA
  • ŞÖYLEŞİ
  • KAYSERİ’DEN YÜKSELEN BİR LEZZET MARKASI: MAHMUTZADE BAKLAVA, GELENEĞİ ÜRETİME, ÜRETİMİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYOR

KAYSERİ’DEN YÜKSELEN BİR LEZZET MARKASI: MAHMUTZADE BAKLAVA, GELENEĞİ ÜRETİME, ÜRETİMİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYOR

WhatsApp Image 2026-09-30 at 19.06.51

(Esra Hasnalçacı yazıyor...)

Kayseri’yi anlatırken çoğu zaman sanayiden, ticaretten, girişimcilikten ve üretim kültüründen söz ederiz. Oysa bir şehrin ekonomik gücünü ortaya koyan değerler yalnızca büyük fabrikalardan, makinelerden ve yüksek üretim rakamlarından ibaret değildir. Bazen bir şehrin girişimcilik ruhunu, yıllar boyunca korunan bir tarifte, ustaların elinde şekillenen bir üründe ve o ürünü markaya dönüştürme iradesinde görmek mümkündür. Ben Mahmutzade Baklava’nın hikâyesine tam da bu pencereden bakıyorum. Çünkü burada yalnızca baklava üreten bir işletmeden değil; geleneksel bir lezzeti modern üretim anlayışıyla buluşturan, Kayseri’nin üretim kültürünü gıda sektöründe temsil eden ve yerel değerini daha geniş pazarlara taşıma iddiası taşıyan bir markadan söz ediyoruz. 1987’den bu yana faaliyet gösteren Mahmutzade, bugün üretim yapılanmasını Kayseri Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde sürdürüyor. Markanın kendi ifadesiyle nesilden nesile aktarılan tarifler, seçilmiş malzemeler ve ustalık bir araya getirilerek baklava üretimi gerçekleştiriliyor.

Mimarsinan OSB’de yükselen üretim tesisi bana göre bu hikâyenin en önemli taraflarından biri. Çünkü geleneksel bir ürünün geleceğe taşınabilmesi için yalnızca iyi bir ustaya değil, aynı zamanda güçlü bir üretim altyapısına, disiplinli bir organizasyona ve sürdürülebilir bir kalite anlayışına ihtiyaç var. Kayseri Mimarsinan OSB’nin de yüzlerce işletmenin faaliyet gösterdiği önemli bir sanayi merkezi olması, Mahmutzade’nin burada üretim yapmasını ayrıca anlamlı kılıyor. OSB’nin firma dağılımında gıda sektörü de önemli bir yer tutuyor.

Benim açımdan Mahmutzade’yi ilgi çekici kılan asıl nokta ise baklavayı yalnızca bir tatlı olarak görmemesi. Çünkü iyi bir baklava; unun, yağın, şerbetin ve fıstığın bir araya gelmesinden çok daha fazlasıdır. İncecik açılan yufkanın, ustalığın, doğru pişirme tekniğinin, malzeme kalitesinin ve zamanında tüketiciye ulaşmanın aynı anda yönetilmesini gerektirir. Bir başka ifadeyle baklava, mutfakta başlayan ama markalaşma, lojistik, kalite ve müşteri memnuniyetiyle devam eden bir ekonomik değerdir.

Mahmutzade’nin ürün gamına baktığımızda bu yaklaşımın izlerini açıkça görmek mümkün. Antep fıstıklı baklava, fıstıklı sarma, şöbiyet, havuç dilimi, kuru baklava, cevizli baklava, burma kadayıf, midye baklava, soğuk baklava ve farklı özel ürünlerle oldukça geniş bir çeşitlilik sunuluyor. Bu çeşitlilik bana göre tüketici alışkanlıklarının değişimine verilen önemli bir cevaptır. Çünkü bugün tüketici yalnızca klasik ürünü değil; farklı damak zevklerine hitap eden, sunumu güçlü, taze ve güvenilir ürünleri de arıyor.

Burada özellikle tazelik kavramının altını çizmek gerekiyor. Gıda sektöründe bir markanın en büyük sermayelerinden biri güvendir. Müşteri bugün aldığı ürünün yarın da aynı kaliteyi taşıyacağını bilmek ister. Mahmutzade de günlük ve taze üretim anlayışını öne çıkarıyor; geleneksel tarifleri taze malzemelerle buluşturduğunu ve Türkiye’nin dört bir yanına taze ürün ulaştırdığını belirtiyor. Bu noktada baklavanın üretiminden sofraya ulaşmasına kadar geçen süreç, markanın verdiği kalite sözünün bir parçası haline geliyor.

Ben Türkiye’de iş dünyasına baktığımda özellikle son yıllarda bir gerçeğin daha fazla önem kazandığını düşünüyorum: Artık yalnızca üretmek yetmiyor; ürettiğiniz değeri markalaştırmanız gerekiyor. Bir ürünün katma değeri, onun nasıl üretildiği kadar nasıl anlatıldığı, nasıl paketlendiği, nasıl dağıtıldığı ve tüketicide nasıl bir güven oluşturduğu ile de ilgili. Mahmutzade’nin hikâyesi bu açıdan Kayseri’nin geleneksel ticaret anlayışı ile yeni nesil markalaşma yaklaşımının kesiştiği bir noktada duruyor.

Üstelik bugün Türk mutfağının dünyada giderek daha fazla tanınması, baklava gibi kültürel değeri yüksek ürünlerimizin uluslararası pazarlardaki potansiyelini de artırıyor. Kayseri’den çıkan bir markanın üretimini organize sanayi altyapısıyla güçlendirmesi ve ürünlerini şehir sınırlarının ötesine taşıması, bu potansiyelin somut karşılıklarından biri. Mahmutzade’nin üretim adresinin Mimarsinan OSB’de olması da bu açıdan sadece bir lokasyon bilgisi değil; Kayseri’nin sanayi ve ticaret kültürüyle geleneksel Türk mutfağının aynı hikâyede buluşmasıdır.

İhracat meselesine de bu çerçeveden bakmak gerektiğine inanıyorum. Bugün dünyaya baklava göndermek, yalnızca bir ürünü başka bir ülkeye ulaştırmak anlamına gelmiyor. Bunun arkasında standart kaliteyi koruyabilmek, doğru ambalajlama yapabilmek, lojistiği yönetebilmek, ürünün tazeliğini muhafaza edebilmek ve en önemlisi Türk markası olarak güven oluşturabilmek var. Türkiye’nin geleneksel lezzetlerini dünya pazarlarında kalıcı hale getirebilmesinin yolu da tam olarak buradan geçiyor. Bu nedenle Kayseri’den çıkan gıda markalarının ihracat vizyonunu, şehrin üretim gücünün doğal bir uzantısı olarak görüyorum.

Çünkü ihracat yalnızca döviz kazandıran bir ticari faaliyet değildir. Aynı zamanda bir şehrin hikâyesini sınırların ötesine taşımanın yoludur. Bir baklava kutusunun başka bir ülkede açılması, aslında Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen mutfak kültürünün yeni bir tüketiciyle buluşmasıdır. Bir dilim baklavanın içinde yalnızca fıstık ve şerbet değil; ustalık, emek, gelenek ve Türkiye’nin üretim kabiliyeti vardır.

Mahmutzade’nin bugün geldiği noktaya baktığımda benim gördüğüm şey tam olarak budur: Geleneksel bir lezzeti korurken üretim ölçeğini büyütmek, çeşitliliği artırmak, tazeliği merkeze almak ve markayı Kayseri’nin sınırlarından çıkararak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaştırmak. Bu, küçük görünen ama aslında Türkiye’nin marka ekonomisi açısından son derece değerli bir dönüşümdür.

Kayseri’nin girişimci ruhu zaten yıllardır Türkiye ekonomisinin önemli dinamiklerinden biri. Şimdi bu ruhun yalnızca sanayi ürünlerinde değil, gıda ve geleneksel lezzetlerde de güçlü markalar üretmesi gerekiyor. Çünkü dünyanın her yerinde tüketici artık sadece ürün satın almıyor; hikâye satın alıyor. Güven satın alıyor. Kalite satın alıyor. Kültür satın alıyor. Ve Türkiye’nin bu alanda anlatacak çok güçlü hikâyeleri var.

Mahmutzade Baklava da bana göre bu hikâyelerden birini Kayseri’den yazıyor.

Bir tarafta 1987’den bugüne uzanan bir geçmiş, diğer tarafta Mimarsinan OSB’de modern üretim anlayışı; bir tarafta ustaların elinden çıkan geleneksel tarifler, diğer tarafta genişleyen ürün çeşitliliği ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan taze ürünler…

Bütün bunları yan yana koyduğumuzda ortaya yalnızca bir baklava markası çıkmıyor.

Ortaya, gelenekten güç alan bir üretim hikâyesi, Kayseri’nin girişimcilik kültürünün gıda sektöründeki bir yansıması ve geleceğe doğru büyüme potansiyeli taşıyan bir marka çıkıyor.

Benim için Mahmutzade’nin hikâyesinin en güzel tarafı da burada başlıyor.

Çünkü ekonomik değer bazen büyük rakamlarla değil, küçük bir ürünün arkasındaki büyük emekle başlar.

Bir usta hamuru açar.

Bir başka usta o incecik katları büyük bir titizlikle dizer.

Fıstık, tereyağı ve şerbet doğru zamanda buluşur.

Fırının kapağı açılır.

Ve ortaya yalnızca bir tepsi baklava çıkmaz.

Bir şehrin emeği, bir ailenin mirası, bir işletmenin cesareti ve Türkiye’nin üretim kültürü sofraya gelir.

İşte ben Mahmutzade Baklava’ya bu gözle bakıyorum.

Çünkü bazı markalar sadece ürün üretmez; ait oldukları şehrin hikâyesini de üretir. Mahmutzade’nin Kayseri’den yükselen hikâyesi, benim için tam olarak böyle bir hikâyedir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?