
Gaziantep’in köklü lezzet duraklarından Kasap Halil Usta’nın üçüncü kuşak temsilcisi Abdullah Bakışgan, asırlık başarılarının formülünü açıkladı. Bakışgan, "İşin sırrı, çekirdekten yetişmekte ve emeğin değerini bilmekte saklı" dedi.
GAZİANTEP - Gastronomiyi bir yaşam biçimi haline getiren Gaziantep mutfağı, kuşaktan kuşağa aktarılan asırlık tarifler ve geleneksel pişirme teknikleriyle dünya çapındaki ününü korumaya devam ediyor. Bu köklü geleneğin kentteki en önemli temsilcilerinden biri olan Kasap Halil Usta, 1935 yılından bu yana kalitesinden ödün vermeden lezzet tutkunlarını ağırlıyor. İşletmenin üçüncü kuşak temsilcisi Abdullah Bakışgan, babadan oğula geçen bu asırlık serüvenin ve mutfaktaki başarının sırlarını paylaştı.
Mevsimine Göre Değişen Zengin Menü
Gaziantep’e özgü mutfak düzenini büyük bir titizlikle koruduklarını belirten Abdullah Bakışgan, her mevsim en taze ve en doğru eti misafirlerine sunduklarını ifade etti. Geniş bir ürün yelpazesine sahip olduklarını vurgulayan Bakışgan, "İşletmemizde kuşbaşı, kıyma, Adana, simit kebabı, sebzeli kebap, küşleme (çiçeme) ve Maraş taraklı gibi et çeşitlerimizin yanı sıra Gaziantep'in vazgeçilmezleri olan lahmacun ve beyran çeşitlerimiz de her an mevcut. Ayrıca içinde bulunduğumuz mevsime özel olarak hazırladığımız Ali Nazik'imiz de en çok tercih edilen lezzetlerimiz arasında yer alıyor" dedi.
"Alttan Yukarıya Geleceksin"
1935 yılından bu yana işlerini ilk günkü dürüstlük ve heyecanla sürdürdüklerini dile getiren Bakışgan, başarının tesadüf olmadığını ve bu zanaatın mutfağından yetişmek gerektiğini söyledi. Kebapçılıkta usta-çırak ilişkisinin önemine dikkat çeken Abdullah Bakışgan, işin sırrını şu sözlerle özetledi:
"Bu işin bir püf noktası, bir sırrı var: İşinin işçiliğini çok iyi bileceksin. Yani bu işin bizzat işçisi olacaksın. Çekirdekten, alttan yukarıya doğru emek vererek geleceksin. Bu meslek, işçiliğini ve mutfağını tam anlamıyla bilmeden, emek vermeden asla yapılamaz."
