
ABD’nin uyguladığı yüzde 12,5’lik ek vergi ve sektörde peş peşe gelen konkordatolar zeytin ve zeytinyağı ihracatçısını zora soktu. Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, ABD pazarında kaybedilen rafların geri kazanılamayacağını belirterek, "Geçici maliyetlerin kalıcı pazar kaybına dönüşmemesi için DFİF destekleri devreye alınmalı, Eximbank kredileri uzun vadeye yayılmalı" çağrısında bulundu.
Zeytin ve zeytinyağı sektörünün önde gelen markalarından Köklü Zeytincilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, küresel pazarlarda yaşanan vergi eşitsizlikleri ve sektörün içinde bulunduğu finansal darboğaza ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı ürünlerine uyguladığı yüzde 12,5’lik ek vergiye karşılık Tunus gibi rakip ülkelerin bu uygulamadan muaf tutulduğunu hatırlatan Kürlek, Türk ihracatçısının ABD pazarında ciddi bir dezavantajla karşı karşıya kaldığını belirtti.
ABD PAZARINDA GEÇİCİ MALİYET KALICI KAYBA DÖNÜŞMEMELİ
ABD pazarının Türk zeytinciliği açısından stratejik bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Mustafa Kürlek, “ABD ile aramızda oluşan vergi eşitsizliğinin giderilmesi için proaktif bir ticari diplomasi yürütülmesi şart. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına uygun bir modelle Destekleme ve Fiyat İstikrara Fonu’nun (DFİF) yeniden devreye alınmasını öneriyoruz. Diplomasi trafiğinden net sonuç alınıncaya kadar aradaki vergi farkı kadar geçici bir destek modeli uygulanmalı. Geçici bir maliyet artışının, yıllardır büyük emeklerle kazanılan ABD pazarının kalıcı olarak kaybına dönüşmesine izin vermemeliyiz” dedi.
EXIMBANK KREDİLERİ UZUN VADEYE YAYILMALI
Artan üretim maliyetleri ve yüksek faiz ortamının gıda sektörünü zorladığını ifade eden Kürlek, krizin aşılması adına hükümet nezdinde atılması gereken acil adımları sıraladı. Finansal darboğazın üretimi aksatmaması gerektiğini vurgulayan Kürlek, “Eximbank ve reeskont kredilerinin mevcut borçları, üretim ve ihracat sözü şartıyla uzun vadeye yayılmalı. Bunun yanı sıra firmaların nakit akışını rahatlatmak adına KDV iadeleri süreçleri acilen hızlandırılmalı” değerlendirmesinde bulundu.
DOMİNO ETKİSİ TEDARİK ZİNCİRİNİ TEHDİT EDİYOR
Baktat Zeytin gibi köklü markaların konkordato sürecine girmesini değerlendiren Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, sektördeki finansal sıkıntının derinleştiğine işaret etti. Bu yıl sektör genelinde 3-4 firmanın daha benzer süreçlerden geçtiğini belirten Kürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sektörümüzde uzun yıllardır faaliyet gösteren markaların konkordato ilan etmesi son derece üzücü. Ancak bu durum sadece o firmalarla sınırlı kalmıyor; alacakların gecikmesi üreticiden küçük tedarikçiye kadar tüm zincirin nakit akışını bozuyor. Umuyorum ki yeni sezonda piyasa koşulları toparlanır ve firmalarımız kalıcılığını korur.”
MARKALI İHRACAT VE RAF KOBİLERİ TEHLİKEDE
Sektörde yaşanan finansal baskının Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki katma değerli ihracat hedeflerine darbe vurabileceğini belirten Kürlek, kaybın boyutlarına dikkat çekti. Sıkışan firmaların markalı ihracat yerine iç piyasaya yönelebileceğini ifade eden Kürlek, “İhracat miktarının ve birim değerin düşmesi, yurt dışındaki rafların rakip ülkelere kaptırılması anlamına geliyor. Kaybedilen bir rafı geri kazanmak yıllar alıyor. İhracat hedeflerimizden sapmamak için mevcut teşviklere ilave, nokta atışı destek modelleri acilen hayata geçirilmeli” çağrısında bulundu.
