
İstanbul Ticaret Borsası’nın, Güvenilir Ürün Platformu işbirliğiyle düzenlediği Borsa Meydanında Sektörler Konuşuyor toplantısında bu ay “Yapay Zekâ Ve Tarım” konusu ele alındı. Toplantıda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü Yapay Zekâ Dairesi Başkanı Abdullah Enes Taha, “Türkiye, 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılasıyla Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer alıyor. Ancak toplam tarımsal hasılada sahip olduğumuz bu güçlü konuma rağmen hektar başına verimlilikte Avrupa Birliği ve ABD’nin gerisindeyiz. Yapay zekâ ve tarım teknolojilerini etkin kullanarak bu verimlilik makasını önemli ölçüde daraltabiliriz” dedi.
Online olarak gerçekleştirilen ve açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap’ın, moderatörlüğünü ise gazeteci Celal Toprak’ın yaptığı toplantıya, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık ve Su Ürünleri Araştırmaları Daire Başkanı Dr. Erdinç Veske, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü Yapay Zekâ Dairesi Başkanı Abdullah Enes Taha, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Yüksek Ziraat Mühendisi Fatih Erbaş, TÜME Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dost Tarım Teknolojileri Genel Müdürü Mehmet Fatih Özay, Agromini Tarım Sistemleri ve Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Bozkurt ve Farmlabs Tarım Teknolojileri Kurucu Ortağı ve CEO’su Hasan İmge Çelik konuşmacı olarak katıldı.
“SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAŞARIYI TARIM TEKNOLOJİLERİNDE DE YAKALAYABİLİRİZ”
Teknolojiyi geliştirmek kadar onu üreticinin kullanabileceği hâle getirmek ve özellikle de yaygınlaşmasını sağlamanın önemine dikkat çeken İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bülent Kasap, “Sistem çok pahalıysa, kullanımı çok karmaşıksa veya üreticinin ihtiyacına cevap vermiyorsa teknolojinin ne kadar gelişmiş olduğunun anlamı kalmıyor. Burada Türkiye açısından ciddi bir fırsat bulunduğunu düşünüyorum. Nasıl ki savunma sanayinde kendi teknolojisini geliştiren ve ihraç eden bir ülkeye dönüştüysek; tarım teknolojilerinde de benzer bir başarı hikâyesine imza atabiliriz. Kendi tarımsal verimizi, kendi ürünlerimizi ve kendi üretim şartlarımızı merkeze alan teknolojiler geliştirerek, yalnızca kullanan değil, üreten ve dünyaya satan bir Türkiye olabiliriz” şeklinde konuştu.
“VERİYİ DOĞRU YÖNETİRSEK TARIMDA VERİMLİLİĞİ ARTIRABİLİRİZ”
Tarımda artan girdi maliyetleri karşısında verimliliğin ve kârlılığın artırılmasının önemine dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık ve Su Ürünleri Araştırmaları Daire Başkanı Dr. Erdinç Veske, “Üretimde temel amacımız maliyetleri düşürürken verimliliği ve katma değeri artırmak. Bunu sağlayabilmek için yapay zekâdan yararlanırken doğru ve güvenilir veriye sahip olmamız gerekiyor. Uydu görüntülerinden saha sensörlerine, geçmiş verim kayıtlarından piyasa ve lojistik verilerine kadar farklı kaynaklardan elde edilen bilgileri doğru şekilde değerlendirebilirsek sahada önemli bir avantaj elde ederiz. Çünkü kazanç yalnızca tedavide değil, sorunu erken tespit edebilmekte. Amacımız insan hatasını en aza indiren, kaynakları verimli kullanan ve tarımsal üretimi daha yüksek katma değerli hâle getiren bir yapı kurmak olmalı” dedi.
“YAPAY ZEKÂ TARIMDA VERİMLİLİK MAKASINI DARALTACAK”
Türkiye’nin tarımsal üretimde Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer aldığına dikkat çeken Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü Yapay Zekâ Dairesi Başkanı Abdullah Enes Taha, “Türkiye, 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılasıyla Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer alıyor. Ancak toplam tarımsal hasılada sahip olduğumuz bu güçlü konuma rağmen hektar başına verimlilikte Avrupa Birliği ve ABD’nin gerisindeyiz. Yapay zekâ ve tarım teknolojilerini etkin kullanarak bu verimlilik makasını önemli ölçüde daraltabiliriz. Biz Yapay zekâ eylem planımızda belirlediğimiz öncelikli alanlar ve 16 eylem kapsamında tarımı da doğrudan ele alıyoruz. Özellikle 11’inci eylemde fiziksel tarım robotlarını açıkça zikrediyor, bu teknolojilerin geliştirileceği ve test edileceği uygulama alanları oluşturmayı hedefliyoruz. Türkiye’ye özgü çözümler geliştirerek hem hektar başına verimliliğimizi artırabilir hem de tarım teknolojilerinde küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşabiliriz” şeklinde konuştu.
“BAHÇE BİTKİLERİNDE TOHUMDAN HASADA KADAR ÇALIŞIYORUZ”
Bahçe bitkilerinde üretimin tüm aşamalarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Tarım ve Orman Bakanlığı Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Yüksek Ziraat Mühendisi Fatih Erbaş, “Enstitümüz bünyesinde farklı disiplinlerden 78 uzman, mühendis ve araştırmacıyla birlikte çalışıyoruz. Tohumdan başlayarak yetiştiricilik, hasat ve mekanizasyona kadar tarımsal üretimin her aşamasına yönelik projeler geliştiriyoruz. Çalışmalarımızı yalnızca kurum bünyesinde değil, özel sektörle iş birlikleri kurarak da sürdürüyoruz. Hâlihazırda yürüttüğümüz bir projemiz bulunuyor, üç farklı proje üzerinde ise çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız araştırma sonuçlarını sahaya aktararak üreticinin kullanabileceği, verimliliği artıran ve tarımsal üretime doğrudan katkı sağlayan uygulamalar geliştirmek” dedi.
“OTONOM ÇİFTLİKLER TARIMIN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRECEK”
Tarımda karşılaşılan sorunların çözümünde teknolojiyi merkeze alan bir yaklaşım benimsediklerini belirten Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dost Tarım Teknolojileri Genel Müdürü Mehmet Fatih Özay, “TÜME olarak Türkiye’nin farklı bölgelerinde çiftlikler kuruyor, sahadaki ihtiyaçları yerinde tespit ederek bunlara yönelik teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Özellikle hayvancılıkta genetik özelliklerden sağlık ve üretim performansına kadar elde edilen verilerin doğru analiz edilmesi, geleceğe yönelik daha sağlıklı kararlar alınmasını mümkün kılıyor. Bu nedenle Türkiye’nin kendi tarımsal ve hayvansal veri altyapısını oluşturmasını son derece önemli görüyoruz. Yapay zekâ, sensörler ve otomasyon teknolojilerinin birlikte kullanılmasıyla çiftliklerin daha verimli, izlenebilir ve öngörülebilir şekilde yönetilebileceği yeni bir döneme giriyoruz” şeklinde konuştu.
“AKILLI ÜRETİM HEM MALİYETİ HEM KARBON YÜKÜNÜ DÜŞÜRÜYOR”
Yapay zekâ destekli tarım teknolojilerinin hem üretim maliyetlerinin hem de tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan çevresel etkinin azaltılmasında önemli imkânlar sunduğunu belirten Agromini Tarım Sistemleri ve Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Bozkurt, “Geliştirdiğimiz sistem toprağın, havanın ve bitkinin ihtiyaçlarını analiz ederek sulamanın ve gübrelemenin ne zaman, ne kadar ve hangi şartlarda yapılması gerektiğini belirliyor. Yapay zekâ, sezon boyunca bitkinin ihtiyaçlarını otonom şekilde yöneterek gereksiz su, gübre ve enerji kullanımının önüne geçiyor. Böylece su ve gübrede yüzde 80’e varan tasarruf sağlayabiliyor, enerji tüketimini de önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu yalnızca çiftçimizin üretim maliyetini düşürmek anlamına gelmiyor; aynı zamanda daha az enerji ve gübre kullanımı sayesinde karbon salımının ve üretimin çevresel yükünün azaltılmasına da katkı sağlıyor” dedi.
“YAPAY ZEKÂ, TARLADA DEĞER ÜRETMELİ ”
Tarımda verimliliğin artırılmasında verinin doğru analiz edilmesi kadar, alınan kararların sahada uygulanabilmesinin de önemli olduğunu belirten Farmlabs Tarım Teknolojileri Kurucu Ortağı ve CEO’su Hasan İmge Çelik, “Yapay zekâ yalnızca veri analiz eden ve ekranda sonuç üreten bir sistem olarak kalmamalı. Ürettiği bilginin sulama, gübreleme veya diğer tarımsal uygulamalarda sahaya aktarılması gerekiyor. Biz de yapay zekâ destekli karar sistemlerini mevcut tarım makineleriyle entegre ederek, çiftçinin elindeki ekipmanı daha akıllı ve verimli kullanabilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Böylece çiftçiyi yüksek yatırım maliyetleriyle karşı karşıya bırakmadan, veriye dayalı tarımı sahada uygulanabilir hâle getirmek mümkün” dedi.
