BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
28 °
  • ANASAYFA
  • ŞÖYLEŞİ
  • TARIMDAN SOFRAYA, ÜRETİMDEN DÜNYAYA: FOODIST İSTANBUL TÜRKİYE’NİN GIDA GÜCÜNÜN KÜRESEL VİTRİNİDİR

TARIMDAN SOFRAYA, ÜRETİMDEN DÜNYAYA: FOODIST İSTANBUL TÜRKİYE’NİN GIDA GÜCÜNÜN KÜRESEL VİTRİNİDİR

WhatsApp Image 2026-09-02 at 23.12.07

(Esra Hasnalçacı yazıyor...)

Bugün, Türkiye’nin tarım ve gıda sektörünün üretim gücünü, girişimcilik kabiliyetini ve dünyaya açılan ihracat vizyonunu aynı çatı altında buluşturan çok önemli bir organizasyonun açılışını gerçekleştirdik. Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı ile birlikte Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışında bulunmak, benim için yalnızca bir fuarın açılışına katılmak değil, Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir vizyonun ortaya konulduğuna şahitlik etmek anlamına geliyor.

İstanbul’da TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açan Foodist İstanbul, Türkiye’nin gıda sektöründeki potansiyelini uluslararası pazarlara taşıma hedefiyle yola çıkan önemli bir buluşma noktasıdır. Fuarın 561 yerli ve 76 yabancı katılımcıyı bir araya getirmesi, 150 ülkeden yaklaşık 70 bin profesyonel ziyaretçinin beklenmesi ve 60 odak ülkeden 2 binin üzerinde iş insanından oluşan VIP alım heyetlerinin ağırlanması, bu organizasyonun yalnızca sektörel bir fuar olmadığını; Türkiye’nin küresel gıda ticaretindeki iddiasını ortaya koyan stratejik bir platform olduğunu gösteriyor.

Benim açımdan Foodist İstanbul’un en önemli taraflarından biri, üretici ile alıcıyı, sanayici ile yatırımcıyı, ihracatçı ile yeni pazarı aynı zeminde buluşturmasıdır. Çünkü günümüz dünyasında artık sadece üretmek yetmiyor. Ürettiğiniz değeri doğru pazara ulaştırmak, markalaştırmak, kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek ve uluslararası rekabette güçlü bir konuma taşımak gerekiyor. İşte bu nedenle Foodist İstanbul’u, Türkiye’nin tarlasından fabrikasına, fabrikasından limanına, limanından dünyanın dört bir yanındaki sofralara uzanan büyük ekonomik zincirin önemli bir halkası olarak görüyorum.

Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe çok büyük bir üretim potansiyeli bulunuyor. Anadolu’nun bereketli toprakları, iklim çeşitliliğimiz, ürün zenginliğimiz, güçlü tarımsal altyapımız, deneyimli üreticilerimiz ve gelişen gıda sanayimiz bize önemli avantajlar sağlıyor. Bunun yanında coğrafi işaretli ürünlerimiz, yöresel değerlerimiz ve Türk mutfağının dünya çapındaki itibarı, ekonomik açıdan değerlendirmemiz gereken büyük bir hazinedir. Nitekim Foodist İstanbul’un temel hedeflerinden biri de Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü, coğrafi işaretli ürünlerini ve yöresel değerlerini uluslararası platformda daha güçlü şekilde tanıtmak ve yeni ihracat pazarlarının kapısını açmaktır.

Ancak burada önemli bir gerçeğin de altını çizmek gerekiyor. Türkiye’nin gıda sektöründe daha büyük bir dünya markası olabilmesi için yalnızca üretim miktarımızı artırmamız yeterli değildir. Katma değeri yüksek üretime, teknolojiye, Ar-Ge’ye, güçlü markalara, etkin lojistiğe, soğuk zincire, dijitalleşmeye ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına daha fazla yatırım yapmalıyız. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayicimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatçımızın dünya pazarlarında daha güçlü hale gelmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.

Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik de artık ekonomik bir tercih olmaktan çıkmış, küresel ticaretin temel şartlarından biri haline gelmiştir. Dünyada tüketici davranışları değişiyor; kalite, izlenebilirlik, güvenilir üretim, çevre duyarlılığı ve sürdürülebilirlik giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye olarak bu dönüşümü bir tehdit değil, büyük bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Çünkü sahip olduğumuz üretim kabiliyetini teknoloji ve inovasyonla birleştirdiğimizde, yalnızca daha fazla ürün satan değil, daha yüksek katma değer üreten bir ülke olabiliriz.

Foodist İstanbul’un ülkemize kazandırdığı en önemli değerlerden biri de budur: Türkiye’nin gıda sektörünü sadece iç pazara değil, dünyanın dört bir yanındaki profesyonel alıcılara ve yatırımcılara anlatma imkânı sunmasıdır. Fuar kapsamında düzenlenen B2B görüşmeleri, alım heyetleri ve sektör buluşmaları, yeni ticari bağlantıların kurulması açısından son derece kıymetlidir. Fuarın organizatörleri de bu yapıyı, arz ve talebin buluştuğu, Türk gıda sektörünün küresel pazarlara açıldığı stratejik bir platform olarak konumlandırıyor.

Ben inanıyorum ki Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki en büyük ekonomik güçlerinden biri tarım ve gıda olacaktır. Çünkü gıda, yalnızca bir ticaret kalemi değildir. Gıda; milli güvenliktir, istihdamdır, kırsal kalkınmadır, ihracattır, sanayidir, lojistiktir, turizmdir ve ülkenin geleceğidir.

Bu nedenle tarım ile sanayiyi, üretici ile ihracatçıyı, kamu ile özel sektörü ve üniversitelerimizi aynı hedef etrafında daha güçlü biçimde buluşturmalıyız. Çiftçimizin tarlada ürettiği değer ile sanayicimizin fabrikada oluşturduğu katma değer birbirinden ayrı düşünülemez. Bir tarafta güçlü üretim, diğer tarafta güçlü işleme ve markalaşma olduğunda Türkiye’nin dünya pazarlarındaki konumu çok daha ileri taşınacaktır.

Foodist İstanbul’un bir başka önemli mesajı da Türkiye’nin yalnızca ürün üreten değil, dünyaya gıda ticareti yön verebilecek bir merkez olma hedefidir. Fuarın dünyada ilk üç gıda fuarı arasında yer alma vizyonuyla yola çıkması, bu açıdan son derece anlamlıdır. Bu hedef, sadece organizatörlerin değil, Türkiye’nin gıda sektörünün tamamının ortak hedefi haline gelmelidir.

Bugün burada gördüğümüz tablo bana şunu açıkça gösteriyor: Türkiye üretir, Türkiye geliştirir, Türkiye markalaşır ve Türkiye dünyaya açılır. Ancak bunu sürdürülebilir bir başarıya dönüştürmek için hep birlikte daha çok çalışmamız gerekiyor.

Ben Foodist İstanbul’u, Türkiye’nin gıda sektöründeki gücünü dünyaya anlatan büyük bir vitrin olarak görüyorum. Bu vitrinde sadece ürünlerimizi değil; üreticimizin emeğini, sanayicimizin cesaretini, ihracatçımızın vizyonunu, Anadolu’nun bereketini ve Türkiye’nin girişimci ruhunu da dünyaya gösteriyoruz.

Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın ve Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’nın katılımlarıyla gerçekleştirdiğimiz bu açılışın, kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlü bir göstergesi olduğuna inanıyorum. Bu birliktelik, Türkiye’nin tarım ve gıda sektörünün geleceğine duyulan güvenin de önemli bir ifadesidir.

Önümüzde büyük bir fırsat var. Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücünü daha fazla katma değere, daha fazla ihracata, daha güçlü markalara ve daha geniş pazarlara dönüştürmek zorundayız. Foodist İstanbul’un açtığı kapıların yeni iş birliklerine, yeni yatırımlara, yeni ihracat bağlantılarına ve yeni pazarlara dönüşmesini diliyorum.

Çünkü Türkiye’nin bereketli topraklarında başlayan hikâyenin dünyanın dört bir yanındaki sofralara ulaşması, yalnızca ekonomik bir başarı değil; ülkemizin emeğinin, üretiminin ve gücünün dünyaya taşınmasıdır.

Foodist İstanbul’un ülkemize, sektörümüze, üreticimize, sanayicimize ve ihracatçımıza hayırlı olmasını diliyor; bu büyük organizasyonun Türkiye’yi küresel gıda ticaretinde çok daha güçlü bir konuma taşıyacağına yürekten inanıyorum.

Üreten Türkiye güçlü Türkiye’dir.

Tarımda bereket, sanayide katma değer, ticarette ihracat ve dünyada güçlü Türkiye için yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?