BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
22 °
  • ANASAYFA
  • DÜNYA
  • NATO Zirvesi sonrası Türkiye’nin stratejik konumu İstanbul’da masaya yatırıldı

NATO Zirvesi sonrası Türkiye’nin stratejik konumu İstanbul’da masaya yatırıldı

NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMUNA 360° BAKIŞ (8)

Türkiye’nin güvenlik politikalarından savunma sanayiine, yatırım ortamından Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerine kadar birçok başlık, TABA-AmCham tarafından İstanbul’da düzenlenen toplantıda değerlendirildi. İş dünyası ve uzmanların bir araya geldiği etkinlikte, küresel güvenlik denklemindeki değişimin Türkiye açısından oluşturduğu ekonomik ve ticari fırsatlar ele alındı.

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin küresel dengelerdeki konumunu farklı boyutlarıyla değerlendirmek üzere İstanbul’da iş dünyası ve uzmanları bir araya getirdi.
Sarıyer Foreya Lifepark’ta düzenlenen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi” başlıklı organizasyonda, güvenlik politikalarından savunma sanayiine, finans ve yatırımdan dış ticarete uzanan geniş bir gündem ele alındı.

Program, TABA-AmCham üyelerinin bir araya geldiği networking buluşmasıyla başladı. Etkinlikte Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yeni iş birliği alanlarının oluşturulması ve şirketler arasındaki ticari bağlantıların güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.



Güvenlik politikaları ekonomik dengelerle birlikte değerlendirildi

Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri, küresel güvenlik alanındaki dönüşümün ekonomi ve yatırım ortamına etkileri oldu.
TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, günümüzde güvenlik kavramının yalnızca askeri alanla sınırlı olmadığını belirterek enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayiinin aynı denklem içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
NATO kapsamındaki savunma yatırımlarına da değinen Sanlı, hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojilerin ön plana çıktığını ifade etti. NATO ülkelerinin 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefinin de yeni bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi.
Sanlı, yaşanan dönüşümün Türkiye açısından yalnızca güvenlik boyutuyla değil, savunma sanayii ve yüksek teknoloji yatırımları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Savunma sanayiinde hedef tedarik zincirlerine daha fazla dahil olmak

Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğine işaret eden Sanlı, sektörün ihracat performansına dikkat çekti.
Sanlı, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2025 yılında 10,054 milyar dolarla tarihi seviyeye ulaştığını, 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşmasının sektörün geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirtti.
2026’nın ilk dört ayında ihracatın 2,871 milyar dolara yükseldiğini ve yıllık bazda yüzde 28 artış kaydedildiğini aktaran Sanlı, NATO’nun sanayi kuruluşlarına yönelik mekanizmalarının Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturabileceğini söyledi.
Türkiye’nin hedefinin yalnızca NATO ülkelerine ürün ihraç etmekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Sanlı, ortak üretim, Ar-Ge ve inovasyon projeleri ile transatlantik tedarik zincirlerinde daha fazla yer alınmasının önemine işaret etti.
Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ile güçlü sanayi altyapısının bu süreçte ülkeye avantaj sağlayabileceğini belirten Sanlı, TABA-AmCham’ın da Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasındaki bağlantıları güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Türkiye-ABD ticaretinde yüksek katma değerli alanlara odaklanma

Toplantıda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği de gündeme geldi.
Sanlı, iki ülke arasındaki mal ve hizmet ticaretinin 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticaretinin ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştığını belirtti. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stokunun 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stokunun ise 2,3 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu aktardı.

Mevcut ticaret ve yatırım rakamlarının artırılmasının yanı sıra ilişkinin teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşınması gerektiğini belirten Sanlı, Türkiye’nin yalnızca yatırım yapılabilecek bir pazar değil, birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortak konumunda olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin ekonomik potansiyeli çok boyutlu ele alındı

Etkinliğin ana panelinde NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik ve ekonomi eksenindeki konumu farklı uzmanlık alanları üzerinden değerlendirildi.
TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal’ın moderatörlüğündeki panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen, Emekli Albay ve Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay, TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi ve İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever yer aldı.
Panelde Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayiindeki gelişmeler, ekonomik görünüm, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi birlikte değerlendirildi.

Panelin ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ile Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu da gündeme ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı.

TABA-AmCham’dan üç ülkede yeni buluşma

Programda TABA-AmCham’ın önümüzdeki döneme ilişkin uluslararası organizasyonları da açıklandı.
Buna göre 21 Eylül’de New Jersey’de TABA-AmCham Global Business Summit 2026, 6-10 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026, 22 Ekim’de ise Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026 gerçekleştirilecek.
TABA-AmCham Genel Başkanı Sanlı, söz konusu organizasyonlarla Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasındaki bağlantıların güçlendirilmesinin ve yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

İş dünyası için yeni iş birliği alanları oluşturuldu

Etkinliğin bir diğer bölümünde TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni iş birliği ve avantajlar tanıtıldı. Program kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika töreni de gerçekleştirildi.
Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı.

Organizasyonun sonunda TABA-AmCham’a yeni katılan üyelere üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi.
TABA-AmCham tarafından yapılan değerlendirmede ise Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği, iş dünyasının uluslararası bağlantılarını güçlendirecek yeni organizasyonların önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtildi.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?