BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Kapalı
İstanbul hava durumu
22 °
  • ANASAYFA
  • ŞÖYLEŞİ
  • Kayseri’nin 60 Yıllık Sanayi Hafızası, Türkiye’nin Geleceğine Açılan Güçlü Bir Yol

Kayseri’nin 60 Yıllık Sanayi Hafızası, Türkiye’nin Geleceğine Açılan Güçlü Bir Yol

WhatsApp Image 2026-09-15 at 12.58.44

(Esra Hasnalçaçı yazıyor...)

Kayseri Sanayi Odası’nın 60. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen Sanayi Ödül Gecesi’ne, Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun kıymetli katılımlarıyla birlikte iştirak etmek, benim için yalnızca anlamlı bir programa katılmak değil; Kayseri’nin geçmişten bugüne uzanan büyük üretim hikâyesine bir kez daha yakından şahit olmak anlamına geldi. O gece salonda yalnızca ödüller, başarılar ve kutlamalar yoktu. Orada 60 yıllık bir emeğin, alın terinin, girişimciliğin, cesaretin, yatırımın ve Kayseri’nin üretme iradesinin güçlü bir yansıması vardı. Bu nedenle geceyi geride bırakırken aklımda kalan en önemli duygu gururdan çok, geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluk oldu.

Çünkü 60 yıl, bir kurumun kuruluşundan bugüne geçen sıradan bir zaman dilimi değildir. 60 yıl; nice ekonomik dalgalanmanın, krizlerin, değişen piyasa şartlarının, teknolojik dönüşümlerin, küresel rekabetin ve zor dönemlerin içerisinden geçerek ayakta kalmak, büyümek ve üretmeye devam etmek demektir. Kayseri Sanayi Odası’nın 60 yıllık geçmişine baktığımızda aslında yalnızca bir meslek kuruluşunun tarihini değil, Kayseri’nin sanayileşme yolculuğunu, Kayserili girişimcinin cesaretini ve Anadolu’nun üretim gücünün nasıl büyük bir ekonomik değere dönüştüğünü görüyoruz.

Kayseri’nin hikâyesi benim için her zaman ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü bu şehirde üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Üretim, adeta nesilden nesile aktarılan bir kültürdür. Ticaretin, emeğin, alın terinin ve girişimciliğin hayatın doğal bir parçası olduğu bu şehirde, küçük bir dükkândan başlayan bir hayalin zaman içerisinde büyük bir fabrikaya, ulusal bir markaya, hatta dünyanın farklı coğrafyalarına ulaşan bir ihracat hikâyesine dönüşmesine defalarca şahit olduk. Kayseri’nin bugün sahip olduğu sanayi gücünün arkasında yalnızca sermaye yoktur; çalışkanlık, disiplin, tasarruf, risk alma cesareti ve en önemlisi geleceğe inanma iradesi vardır.

Sanayi Ödül Gecesi’nde ödüllerini alan iş insanlarımızı ve firmalarımızı izlerken bu nedenle her ödülün arkasındaki görünmeyen emeği düşündüm. Bir ödülün arkasında çoğu zaman yıllarca süren bir mücadele vardır. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden hesaplar, alınan yatırım kararları, yeni pazar arayışları, ihracat için gidilen ülkeler, çalışanların emeği, ailelerin fedakârlığı ve zaman zaman büyük risklerin göze alınması vardır. Bugün başarı olarak gördüğümüz her sonucun arkasında, dün alınmış cesur kararlar bulunuyor.

Sanayicilik, yalnızca fabrika kurmak veya ürün üretmek değildir. Sanayicilik aynı zamanda istihdam yaratmaktır, bir ailenin sofrasına ekmek götürmesine vesile olmaktır, gençlerimize iş ve gelecek imkânı sunmaktır, ülkenin ihracatına katkı sağlamaktır. Bir yatırımın etkisi yalnızca yatırım yapılan tesisin sınırları içerisinde kalmaz. O yatırımın çevresinde yeni işler doğar, yeni insanlar yetişir, yeni tedarik zincirleri oluşur, yeni girişimlerin önü açılır. Bu nedenle bir sanayicinin attığı her adımın, aslında şehrin ve ülkenin geleceğine atılmış bir adım olduğuna inanıyorum.

Bugün Türkiye’nin en önemli ihtiyacı da tam olarak budur: Üretmek, yatırım yapmak, istihdam oluşturmak ve katma değer yaratmak. Ancak artık sadece daha fazla üretmek de yetmiyor. Dünyanın ekonomik dengeleri hızla değişiyor. Teknoloji, yapay zekâ, dijitalleşme, otomasyon, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği artık geleceğin başlıkları olmaktan çıktı; bugünün rekabet şartları haline geldi. Dolayısıyla Türkiye’nin yeni dönemde daha güçlü bir ekonomik yapıya ulaşabilmesi için üretim kapasitemizi artırırken üretimin niteliğini de yükseltmemiz gerekiyor. Daha yüksek teknoloji, daha fazla inovasyon, daha güçlü markalar, daha nitelikli insan kaynağı ve daha yüksek katma değerli ihracat artık önümüzdeki dönemin temel hedefleri olmalı.

Kayseri’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek güçlü bir altyapıya sahip olduğunu düşünüyorum. Çünkü elimizde 60 yıllık bir sanayi tecrübesi, güçlü bir girişimcilik kültürü ve üretim konusunda kendisini defalarca kanıtlamış bir iş dünyası var. Geçmişten gelen bu birikimi yeni teknolojilerle, gençlerimizin enerjisiyle, üniversitelerimizin bilgi birikimiyle ve yeni nesil girişimcilik anlayışıyla buluşturabilirsek Kayseri’nin önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü bir ekonomik merkez haline gelmemesi için hiçbir neden yok.

Bu noktada devlet ile özel sektör arasındaki güçlü iletişimin ve ortak aklın önemini de özellikle vurgulamak gerekiyor. Sayın Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın ve TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bu anlamlı gecede Kayseri iş dünyasıyla bir araya gelmesi, bu açıdan benim için ayrıca değerliydi. Çünkü iş dünyasının sahadaki gerçekleri ile kamu yönetiminin ortaya koyduğu hedeflerin aynı zeminde buluşması, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıyor. Sanayicimizin beklentilerinin, karşılaştığı sorunların ve önündeki fırsatların doğrudan paylaşılması; üretim ve ihracat hedeflerimizin daha sağlam bir zemine oturmasına katkı sağlayacaktır.

Türkiye’nin güçlü bir ekonomi olması hepimizin ortak hedefidir. Ancak güçlü ekonomi yalnızca devletin politikalarıyla kurulmaz. Güçlü ekonomi; yatırımcısıyla, sanayicisiyle, çalışanıyla, girişimcisiyle, ihracatçısıyla ve gençleriyle birlikte inşa edilir. Herkesin kendi sorumluluğunu yerine getirdiği, üretimin ve emeğin değer gördüğü, girişimcinin önünün açıldığı bir ekonomik yapı oluşturabildiğimiz ölçüde geleceğe daha güvenle bakabiliriz.

Kayseri’nin başarısını da bu büyük fotoğrafın dışında düşünmemek gerekir. Kayseri’de üretilen bir ürün yalnızca bir fabrikanın ürünü değildir; Türkiye’nin üretim gücünün bir parçasıdır. Kayseri’den dünyanın farklı ülkelerine gönderilen her ürün, Türkiye’nin bayrağını yeni bir pazarda dalgalandırmaktadır. Kayseri’de açılan her yeni işletme, yaratılan her yeni istihdam, yapılan her yeni yatırım ülkemizin ekonomik gücüne katkı sağlamaktadır. Bu nedenle Kayseri’nin sanayisini büyütmek, yalnızca Kayseri’nin değil, Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaktır.

60. yıl gecesinde benim için en anlamlı taraflardan biri de geçmişle geleceğin aynı salonda buluşmasıydı. Yıllarını sanayiye vermiş tecrübeli iş insanlarımızla geleceğin yönünü belirleyecek genç nesli aynı ortamda görmek, aslında Kayseri’nin en büyük gücünü bir kez daha ortaya koydu. Tecrübe ile gençliğin, gelenek ile yeniliğin, üretim kültürü ile teknolojinin buluşması bize çok daha büyük başarıların mümkün olduğunu gösteriyor.

Bugün geriye dönüp 60 yıllık birikime baktığımızda elbette gurur duyacağız. Ancak bence asıl mesele bundan sonra ne yapacağımızdır. Geçmişimiz ne kadar güçlü olursa olsun, geleceği geçmişin başarılarıyla değil, bugün vereceğimiz kararlarla şekillendireceğiz. Bizim sorumluluğumuz yalnızca bugünün fabrikalarını, markalarını ve şirketlerini büyütmek değil; gelecek nesillere daha güçlü bir üretim altyapısı, daha rekabetçi bir ekonomi ve daha büyük hedefler bırakmaktır.

Gençlerimize “Bu ülkede başarabilirsiniz” diyebilmek zorundayız. Onlara yalnızca iş arayan değil, iş kuran, teknoloji geliştiren, dünyaya açılan, marka oluşturan ve Türkiye’den dünyaya değer taşıyan bir nesil olabilecekleri bir ekonomik ortam hazırlamalıyız. Kadınlarımızın üretimde ve iş dünyasında daha fazla yer almasını sağlamalı, girişimciliği desteklemeli, nitelikli insan kaynağını güçlendirmeli ve sanayimizin dönüşümünü hızlandırmalıyız. Çünkü geleceğin güçlü Türkiye’si yalnızca daha büyük fabrikalarla değil, daha büyük fikirlerle kurulacak.

Kayseri Sanayi Odası’nın 60. yılı işte bu nedenle benim için sadece bir kuruluş yıl dönümü değil, geçmişten geleceğe uzanan önemli bir dönüm noktasıdır. Bu 60 yıl bize gösterdi ki; inanırsak, çalışırsak, üretirsek ve birlikte hareket edersek imkânsız görünen pek çok şeyi başarabiliriz. Kayseri’nin bugün geldiği nokta bunun en somut göstergelerinden biridir.

Bu anlamlı gecede ödül alan tüm sanayicilerimizi ve firmalarımızı gönülden tebrik ediyorum. Onların başarılarını, yalnızca kendi şirketlerinin başarısı olarak değil, Kayseri’nin ve Türkiye’nin ortak başarısı olarak görüyorum. Bu başarıların arkasında emeği bulunan çalışanlarımızı, yöneticilerimizi, ailelerimizi ve yıllar boyunca Kayseri sanayisine katkı sunan herkesi saygıyla anıyorum.

Kayseri Sanayi Odası’nın 60. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, bugüne kadar emeği geçen herkese teşekkür ediyor; önümüzdeki yıllarda çok daha büyük başarıların ortaya çıkacağına yürekten inanıyorum.

Çünkü Kayseri’nin geçmişten aldığı güç, yalnızca geride bıraktığı 60 yılda değil; önündeki yıllara duyduğu inançta saklıdır.

Ben o gece bir kez daha şuna inandım:

Kayseri’nin üretim gücü, Türkiye’nin ekonomik geleceğine yazılmış en güçlü hikâyelerden biridir.

Ve bu hikâye henüz bitmedi.

Tam tersine, 60 yıllık birikimle şimdi çok daha büyük bir hikâyenin başlangıcındayız.

Daha çok üreten, daha fazla değer yaratan, dünyaya daha güçlü açılan, gençlerine daha büyük fırsatlar sunan ve Türkiye’nin ekonomik gücüne daha fazla katkı sağlayan bir Kayseri için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Çünkü biliyoruz ki;

Üreten Kayseri, güçlü Türkiye demektir.

Ve güçlü Türkiye’nin yolu, alın terine, girişimciliğe, yatırıma ve üretime inanan insanlardan geçmektedir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?