BIST 100
15.062,65 0,15%
DOLAR
45,3578 0,11%
EURO
53,4598 0,55%
GRAM ALTIN
6.890,41 1,09%
FAİZ
40,65 -0,12%
GÜMÜŞ GRAM
117,77 3,23%
BITCOIN
80.155,00 0,36%
GBP/TRY
61,8741 0,57%
EUR/USD
1,1781 0,47%
BRENT
100,49 0,43%
ÇEYREK ALTIN
11.265,83 1,09%
İstanbul Kapalı
İstanbul hava durumu
22 °

Bir Ders Zili Değil, Türkiye’nin Geleceğine Açılan Kapı

bvnbnv

(Esra Hasnalçaçı yazıyor...)

2026-2027 eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve kıymetli ailelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Yeni bir eğitim yılı başlarken aslında yalnızca okulların kapıları açılmıyor. Türkiye’nin geleceğine açılan yeni bir kapı daha aralanıyor. Sınıflarda başlayacak her ders, atılacak her adım, kurulacak her hayal; yarının Türkiye’sinin insan kaynağını, üretim gücünü, bilimini, teknolojisini ve toplumsal yapısını şekillendirecek.

Bu nedenle eğitimi yalnızca çocuklarımızın sınavlarda başarılı olması, iyi bir üniversite kazanması veya bir meslek sahibi olması olarak görmemeliyiz. Eğitim; bir ülkenin geleceğini inşa etme meselesidir. Bugün sıralarda oturan çocuklarımız, yarın bu ülkenin bilim insanları, mühendisleri, öğretmenleri, girişimcileri, yöneticileri, sanatçıları ve iş insanları olacak. Daha da önemlisi, toplumumuzun yarın nasıl bir vicdana, ahlaka ve değerler dünyasına sahip olacağını belirleyecek nesiller yine bugün yetişiyor.

İş dünyası açısından baktığımızda da durum bundan farklı değildir.

Güçlü bir ekonomi yalnızca sermayeyle, yatırımla veya fabrikalarla kurulmaz. Güçlü ekonomilerin arkasında iyi yetişmiş, düşünebilen, üretebilen, yenilik geliştirebilen, dünyayı okuyabilen ve kendi ülkesine değer katmayı bilen insan gücü vardır.

Bugünün öğrencisi, yarının üreticisidir.

Bugünün sınıfı, yarının laboratuvarıdır.

Bugünün öğretmeni ise aslında yalnızca bir ders anlatmamakta; Türkiye’nin insan kaynağını yetiştirmektedir.

Bu nedenle öğretmenlerimizin sorumluluğu kadar onlara duyduğumuz saygı ve desteğin de büyük olduğuna inanıyorum. Bir çocuğun hayatına dokunan öğretmenin etkisi, bazen bir ömür boyunca devam eder. Bir öğretmenin söylediği bir cümle, verdiği bir cesaret veya fark ettiği bir yetenek, bir çocuğun hayatının yönünü değiştirebilir.

Ailelerimizin rolü de burada ayrı bir önem taşıyor. Çünkü eğitim yalnızca okulda başlayan ve okulda biten bir süreç değildir. Çocuğun ilk öğretmeni ailesidir. Başarı kadar karakterin, bilginin yanında sorumluluğun, rekabetin yanında paylaşmanın, hedeflerin yanında insan olmanın temelleri ailede atılır.

Biz çocuklarımızdan yalnızca başarılı olmalarını istememeliyiz.

Onlardan iyi insan, iyi vatandaş, üretken birey ve ülkesine değer katan insanlar olmalarını da beklemeliyiz.

Çünkü geleceğin Türkiye’sini yalnızca yüksek notlar değil; yüksek idealler kuracak.

Dünyanın hızla değiştiği bir dönemdeyiz. Yapay zekâdan dijital dönüşüme, savunma sanayisinden yüksek teknolojiye, enerjiden tarıma kadar her alanda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Böyle bir dünyada çocuklarımızı yalnızca bugünün mesleklerine değil, yarının henüz adını bile bilmediğimiz mesleklerine hazırlamak zorundayız.

Onlara ezberden çok düşünmeyi, korkmadan soru sormayı, araştırmayı, üretmeyi ve yenilik yapmayı öğretmeliyiz.

Çünkü Türkiye’nin gelecekteki rekabet gücü, bugün sınıflarımızda yetişen gençlerimizin hayal gücü ve yetkinliğiyle doğru orantılı olacaktır.

Ben inanıyorum ki Türkiye’nin en büyük sermayesi gençlerimizdir.

Onların gözlerindeki merak, yüreklerindeki cesaret ve geleceğe dair kurdukları hayaller; bu ülkenin en değerli hazinesidir. Bizlere düşen ise o hayallerin önüne engel koymak değil, onları gerçeğe dönüştürebilecek imkânları çoğaltmaktır.

Her çocuğun yeteneğinin keşfedildiği, her öğrencinin kendisini değerli hissettiği, öğretmenlerimizin hak ettiği saygıyı gördüğü ve ailelerimizin eğitim sürecinin güçlü bir parçası olduğu bir Türkiye hayal ediyorum.

Çünkü eğitimde attığımız her doğru adım, ekonomide, sanayide, bilimde, teknolojide ve toplum hayatında karşılığını mutlaka bulacaktır.

Yeni eğitim öğretim yılının sadece bir takvim başlangıcı değil, yeni umutların ve yeni hedeflerin başlangıcı olmasını diliyorum.

Çocuklarımızın gözlerindeki ışığın hiç sönmemesini, öğretmenlerimizin emeklerinin karşılığını başarılarla görmesini, ailelerimizin evlatlarıyla gurur duyacağı nice güzel günler yaşamasını temenni ediyorum.

Ve biliyorum ki bugün okula başlayan her çocuğumuz, aslında Türkiye’nin yarınlarına atılmış bir adımdır.

O nedenle hep birlikte onların yanında olmalı, onlara güvenmeli ve daha güçlü bir gelecek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.

2026-2027 eğitim öğretim yılının ülkemize, milletimize, öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Yeni dönem; başarıların, güzel başlangıçların, büyük hayallerin ve o hayallere ulaşmak için atılan emin adımların yılı olsun.

Çocuklarımızın yolu açık, hedefleri büyük, inançları güçlü olsun.

Çünkü onların başarısı, yalnızca kendi gelecekleri değil; Türkiye’nin geleceğidir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?