
( Esra Hasnalçacı yazıyor... )
Bazı şehirler yalnızca taşlarıyla, caddeleriyle ya da yükselen binalarıyla değil; hafızalarında taşıdıkları anılarla yaşarlar. Kayseri de bu kadim şehirlerden biridir. Binlerce yıllık tarihi, ticaret kültürü, girişimci ruhu ve köklü medeniyet birikimiyle Anadolu’nun kalbi olan Kayseri, geçmiş ile geleceği aynı potada eritebilen ender şehirlerden biridir.
Bazen tek bir şarkı, yıllar öncesine açılan görünmez bir kapıdır. İlk heyecanları, yarım kalan sevdaları, dost meclislerini, aile sofralarını ve unutulmaya yüz tutmuş nice hatırayı yeniden canlandırır.
Kayseri’de 38 gün sürecek fuar 38 Yaz Akşamında Coşkun Sabah’ın Kayseri’ye gelişi de tam olarak böyle bir anlam taşıdı.
Türk müziğinin romantik ezgilerine damga vuran, udunun naif tınısını milyonların kalbine ulaştıran Coşkun Sabah; yalnızca güçlü sesiyle değil, besteleriyle, yorumuyla ve yıllardır değişmeyen zarafetiyle de Türk müziğinin yaşayan değerlerinden biridir.
Onun seslendirdiği her eser, yalnızca bir şarkı değildir.
Bir dönemin duygularıdır…
Bir neslin anılarıdır…
Birçok insanın hayatına dokunan ortak hikâyelerdir.
Kayseri, bu anlamlı buluşmada yalnızca bir konsere ev sahipliği yapmadı.
Aslında kendi duygularıyla yeniden buluştu.
Şehrin yıllar önce büyük heyecanlarla beklediği fuar günleri yeniden hatırlandı. O dönemlerde fuar alanı yalnızca eğlencenin değil; dostlukların kurulduğu, ailelerin birlikte vakit geçirdiği, esnafın bereket kazandığı, çocukların unutamayacağı anılar biriktirdiği sosyal yaşamın merkezlerinden biriydi.
Yaz akşamlarının serinliği…
Lunaparkın rengârenk ışıkları…
Pamuk şeker kokuları…
Kalabalığın içindeki sıcak sohbetler…
Sahneye çıkan sanatçıların coşkuyla alkışlanışı…
Ve gecenin sonunda herkesin yüzünde kalan o tarifsiz mutluluk…
İşte bütün bu duygular, Coşkun Sabah’ın sesiyle yeniden hayat buldu.
Çünkü bazı sanatçılar yalnızca konser vermez.
Onlar insanların kalplerinde yıllardır saklı duran duygulara yeniden hayat verir.
Coşkun Sabah da işte bu isimlerden biridir.
Her bestesinde sevdayı…
Her yorumunda zarafeti…
Her notasında yılların eskitemediği duyguları hissettirir.
Bu yüzden Kayseri’de gerçekleşen buluşma yalnızca kültürel bir etkinlik değil; aynı zamanda ortak hatıraların yeniden canlandığı, insanların aynı duyguda buluştuğu özel bir gece olarak hafızalara kazındı.
Bugün şehirlerin kalkınması yalnızca sanayi yatırımlarıyla, organize sanayi bölgeleriyle ya da ihracat rakamlarıyla ölçülmüyor.
Artık şehirlerin marka değeri; kültür, sanat, yaşam kalitesi ve sosyal dinamizmiyle de şekilleniyor.
Ekonomi ile kültür birbirinden bağımsız değildir.
Aksine birbirini besleyen iki güçlü unsurdur.
Bir şehirde düzenlenen kaliteli kültür ve sanat organizasyonları; otelleri hareketlendirir, restoranları canlandırır, ulaşım sektörüne katkı sağlar, yerel esnafın yüzünü güldürür ve şehir ekonomisine önemli bir değer kazandırır.
Kültür, görünmeyen ama en güçlü ekonomik yatırımlardan biridir.
Çünkü insanların yaşamak istediği şehirler; yalnızca çalışılan değil, aynı zamanda nefes alınan şehirlerdir.
Kayseri tam da bu anlayışın güçlü örneklerinden biridir.
Türkiye’nin üretim gücünü temsil eden bu kadim şehir; sanayisi, ticareti, girişimcilik ruhu ve ihracat başarısıyla ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri olmayı sürdürürken, kültür ve sanatla da bu başarısını tamamlamaktadır.
Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması için şehirlerin ruhunu besleyen sanat etkinliklerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Çünkü fabrikalar üretimi artırır.
Sanat ise umut üretir.
Ticaret şehirleri büyütür.
Kültür ise şehirleri yaşatır.
İnsanları birbirine bağlayan en güçlü köprülerden biri de ortak duygulardır.
Coşkun Sabah’ın sesinde buluşan binlerce Kayserili, belki de uzun zamandır hissetmediği bir hissi yeniden yaşadı.
Aynı şarkıya eşlik etmek…
Aynı alkışta buluşmak…
Aynı duyguyu paylaşmak…
Bunlar ekonomik tablolarla ölçülemeyecek kadar kıymetli sosyal sermayelerdir.
Çünkü şehirleri güçlü yapan yalnızca binaları değildir.
İnsanların birbirine duyduğu aidiyet ve ortak hatıralardır.
Kayseri, geçmişten aldığı ticaret ahlakını geleceğe taşıyan güçlü bir şehir olduğu kadar; kültürel mirasına sahip çıkan kimliğiyle de örnek olmaya devam etmektedir.
Bu anlamlı buluşma; geçmiş ile geleceğin, sanat ile ekonominin, hatıralarla umutların aynı sahnede buluştuğu özel bir geceydi.
Coşkun Sabah’ın zarif yorumuyla yankılanan her eser, Kayseri sokaklarında dolaşan eski hatıraları yeniden gün yüzüne çıkardı.
Belki de en kıymetlisi buydu…
Çünkü geçmişini unutmayan şehirler, geleceğini daha sağlam inşa eder.
Ve bazı sanatçılar vardır ki yalnızca şarkı söylemezler.
Onlar insanların kalbine dokunur, şehirlerin hafızasında iz bırakırlar.
Coşkun Sabah’ın Kayseri ziyareti de tam olarak böyle bir anlam taşıdı.
Romantik şarkılarıyla nesillere eşlik eden usta sanatçı, Kayseri’ye yalnızca unutulmaz bir konser vermedi; binlerce insanı aynı duyguda buluşturdu, eski hatıraları yeniden canlandırdı ve müziğin birleştirici gücünü bir kez daha hissettirdi.
İşte sanatın gerçek gücü de budur.
Geçmişi bugüne taşımak…
Bugünü geleceğe umutla emanet etmek…
Ve insanları aynı duyguda buluşturabilmek…
Kayseri, bu anlamlı buluşmayla bir kez daha gösterdi ki; ekonomik başarıyla kültürel zenginlik yan yana yürüdüğünde şehirler yalnızca büyümez, aynı zamanda gönüllerde kalıcı bir iz bırakır. Coşkun Sabah’ın eşsiz yorumuyla taçlanan bu gece de, Kayseri’nin kültürel hafızasında unutulmayacak anlardan biri olarak yerini aldı.
