
(Esra Hasnalçacı yazıyor...)
Bir kadının başarısı, başka kadınlara yol açtığında ve topluma değer kattığında gerçek anlamını bulur.
Bazı yolculuklar vardır; yalnızca yeni şehirler tanımamızı değil, insanları, değerleri ve başarıyı farklı bir gözle değerlendirmemizi sağlar. Benim için Londra yolculuğu da böyle özel bir deneyim oldu. Birleşik Krallık’ta MÜSİAD Londra Başkanı Avukat Türkan Akbaş Hanım’ın nazik davetiyle gerçekleştirdiğim bu ziyaret, yeni ufuklar kazanmamın yanında kıymetli dostluklarla zenginleşen bir hatıra olarak hafızamda yerini aldı.
Londra; tarihî dokusu, kültürel çeşitliliği ve uluslararası ticaretteki güçlü konumuyla dünyanın önemli merkezlerinden biri. Böylesine önemli bir şehirde Türk iş dünyasının temsil edilmesi, girişimcilerimiz arasında bağların güçlenmesi ve ülkemizin ekonomik potansiyelinin uluslararası alanda görünür olması büyük değer taşıyor. Bu ziyaretimde beni özellikle etkileyen ise bütün bu sorumlulukların içinde başarılı bir kadın liderin ortaya koyduğu duruşu yakından gözlemlemek oldu.
Bilgi, karakter ve liderlik bir arada
Avukat Türkan Akbaş Hanım’ı benim gözümde değerli kılan, yalnızca mesleği veya başkanlık unvanı değil; bilgi birikimini, iletişim becerisini ve yönetim sorumluluğunu bir araya getirebilmesidir.
Avukatlık mesleği güçlü bir muhakeme, disiplin ve kararlılık gerektirirken uluslararası bir kurumun temsilciliği farklı kültürleri anlayabilmeyi, güven oluşturmayı ve ortak hedefler etrafında insanları buluşturmayı zorunlu kılar. Bu nitelikleri bir arada değerlendirdiğimde, Türkan Hanım’ın üstlendiği sorumluluğun kadınların iş dünyasındaki etkinliğini göstermesi bakımından da anlamlı olduğunu düşünüyorum.
Benim için liderlik, yalnızca karar vermek değil; insanları dinlemek, doğru adımlar atmak ve birlikte üretilebilecek bir ortam oluşturmaktır. Kalıcı başarı, kişisel yeteneklerin ortak akılla buluştuğu yerde güç kazanır.
Başarılı bir lider, dört çocuk annesi ve kıymetli bir dost
Türkan Hanım’ı anlatırken mesleki ve kurumsal kimliğinin yanında, hayatına yön veren insani değerlerinden de söz etmek isterim. Sevdiği ve değer verdiği eşiyle kurduğu aile hayatına önem vermesi, dört çocuk annesi olarak evlatlarına duyduğu sorumluluk ve mesleki yaşamını sürdürme kararlılığı, onun hayat hikâyesine farklı bir boyut kazandırıyor.
Ben inanıyorum ki insanın başarısı yalnızca iş hayatındaki konumuyla ölçülmez. Ailesine gösterdiği özen, sevdikleriyle kurduğu bağlar ve çevresindeki insanlara verdiği değer de hayatının önemli bir parçasıdır. Aile hayatıyla mesleki sorumlulukları birlikte yürütmek emek, sabır ve güçlü bir organizasyon anlayışı ister. Burada asıl önemli olan, kadınların her şeyi tek başına üstlenmesi değil; destek gördükleri, değerlerinin anlaşıldığı ve birlikte güçlenebildikleri bir yaşam kurabilmeleridir.
Türkan Hanım’ın bu yönlerini de takdir ediyorum. Çünkü onu benim için özel kılan yalnızca başarılı bir avukat veya MÜSİAD Londra Başkanı olması değil, aynı zamanda insani ilişkilerinde değer verdiğim bir dostum olmasıdır. Unvanların ötesinde, samimiyetin ve karşılıklı saygının insan ilişkilerine kattığı anlamı önemsiyorum.
Bir insanın mesleğinde yükselirken aile bağlarına ve insani değerlerine de sahip çıkabilmesi, başarıya daha derin bir anlam kazandırır.
Kadının kadına desteği, geleceğe yapılan yatırımdır
Kadın dayanışmasının gücüne yürekten inanıyorum. Bir kadının başka bir kadının emeğini fark etmesi, tecrübesini paylaşması ve ona yeni fırsatlar sunması, bireysel bir iyiliğin çok ötesinde sonuçlar doğurabilir.
Bazen bir davet yeni bir tanışıklığa, bir tanışıklık güçlü bir iş birliğine, paylaşılan bir deneyim ise başka bir kadının cesaretle ilerlemesine vesile olur. Bu nedenle kadınların birbirinin başarısını desteklemesini yalnızca bir nezaket meselesi değil, ekonomik ve toplumsal gelişimi besleyen önemli bir değer olarak görüyorum.
Kadınlar bilgi ve birikimlerini birleştirdiklerinde daha güçlü kurumlar, daha kapsayıcı çalışma ortamları ve yeni nesiller için daha fazla fırsat oluşturabilirler.
Bir kadının açtığı kapıdan başka kadınların da geçebilmesi, başarının en değerli miraslarından biridir.
Türkan Akbaş Hanım’ın uluslararası bir ortamda üstlendiği sorumluluk da bu açıdan önemlidir. Kadınların hukukta, iş dünyasında ve sivil toplum kuruluşlarında etkin görevler üstlenmesi, genç kadınlara kendi hedeflerini büyütmeleri için somut bir cesaret verir.
MÜSİAD Londra ve Türk iş dünyasının uluslararası gücü
Günümüz ekonomisinde başarı, yalnızca yerel pazarlarda elde edilen sonuçlarla sınırlı değil. Uluslararası ilişkiler kurmak, ticari fırsatları değerlendirmek ve güvene dayalı iş birlikleri geliştirmek, ülkelerin ekonomik gücünü destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
MÜSİAD’ın yurt dışındaki temsil faaliyetleri de Türk girişimcilerin birbirleriyle bağlantı kurması, Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve iş dünyamızın uluslararası alandaki görünürlüğünün artması bakımından önem taşıyor.
İngiltere gibi küresel ticaretin merkezlerinden birinde MÜSİAD Londra Başkanlığı görevini üstlenen Türkan Akbaş Hanım’ın sorumluluğunu bu çerçevede değerlendiriyorum. Bir kurumu temsil etmek; onun değerlerini doğru aktarmayı, farklı çevrelerle sağlıklı ilişkiler geliştirmeyi ve ortak hedeflere katkı sunmayı gerektirir.
Bu çalışmaların başarısı, yalnızca başkanın bireysel çabasıyla değil, birlikte çalışan yönetimin uyumuyla da şekillenir. Türkan Hanım’ın kıymetli yönetim ekibine de bu vesileyle teşekkür ediyor; ortak akıl ve ekip ruhunun kurumsal gelişimdeki önemini özellikle vurgulamak istiyorum.
Türk iş dünyasının uluslararası alandaki gücünün ticaretin yanında güven, temsil kabiliyeti ve insan ilişkileriyle de büyüyeceğine inanıyorum.
Kadınların başarısı, yarının güçlü toplumunu şekillendirir
Kadınların karar mekanizmalarında, mesleklerinde ve uluslararası kuruluşlarda daha fazla sorumluluk üstlenmesi, yalnızca fırsat eşitliği açısından değil, toplumun sahip olduğu potansiyelin tamamını değerlendirmek bakımından da önemlidir.
Başarılı kadınlar, kendilerinden sonra gelenlere hedeflerinin ulaşılabilir olduğunu gösterir. Bir avukatın mesleğinde ilerlemesi, bir kadının uluslararası bir kurumun başkanlığını yürütmesi veya bir annenin farklı sorumluluklarını kendi değerleri doğrultusunda şekillendirmesi; genç kadınlara farklı yolların mümkün olduğunu hatırlatır.
Dileğim, kadınların yalnızca başarılarıyla takdir edildiği değil, kararların alınmasında ve fırsatların oluşturulmasında eşit imkânlara sahip olduğu bir iş dünyasının güçlenmesidir.
Londra’dan gönlüme kalan
Bu yolculuk benim için Londra’nın tarihî güzelliklerinden ve kültürel zenginliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Türkan Akbaş Hanım’ın nazik daveti ve içten misafirperverliği sayesinde yeni dostluklar kurduğum, farklı bakış açıları kazandığım ve kadın dayanışmasının önemini yeniden hissettiğim anlamlı bir ziyaret yaşadım.
Kendisine ve değerli yönetim ekibine gönülden teşekkür ediyorum.
Türkan Hanım’ı başarılı bir hukukçu, MÜSİAD Londra Başkanı, dört çocuk annesi, ailesine değer veren bir kadın ve dostum olarak farklı yönleriyle değerlendirmek, bu yolculuğu benim için daha özel kılıyor. Onun şahsında, mesleki başarıyla insani değerlerin ve kadın liderliğiyle dayanışmanın bir arada ne kadar anlamlı olabileceğini bir kez daha gördüm.
Benim için asıl mesele, yalnızca başarıya ulaşmak değil; o başarıyla insanlara ne kattığımız, kimlere ilham verdiğimiz ve geleceğe nasıl bir iz bıraktığımızdır.
Kadınların bilgisi, emeği ve birbirine duyduğu güven çoğaldıkça iş dünyamızın da toplumumuzun da daha güçlü bir geleceğe yürüyeceğine inanıyorum.
Londra’dan geriye dostluk, ilham ve yeni ufuklara dair güzel düşüncelerle dönüyorum. Bu anlamlı ziyaretin yeni buluşmalara, güçlü iş birliklerine ve kalıcı dostluklara vesile olmasını diliyorum.
Çünkü gerçek liderlik, yalnızca bir makamı temsil etmek değil; değerleriyle örnek olmak, insanları bir araya getirmek ve kendisinden sonra gelenlere daha aydınlık yollar bırakmaktır.
Minnetle, saygıyla ve dostluğun kıymetini bilerek…
