
Şenpiliç Kurucusu ve Onursal Başkanı, İTÜ mezunu Haşim Gürdamar'ın katkılarıyla Ayazağa Yerleşkesi'nde inşa edilecek yeni kız öğrenci yurdu için protokol imzalandı. Proje, öğrencilerin barınma olanaklarını güçlendirirken üniversitenin eğitim ekosistemine de katkı sağlayacak
Türkiye'nin önde gelen piliç eti üreticilerinden Şenpiliç'in Kurucusu ve Onursal Başkanı, aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 1958 yılı İnşaat Fakültesi mezunu Haşim Gürdamar'ın katkılarıyla, Ayazağa Yerleşkesi'nde inşa edilecek yeni kız öğrenci yurdu için protokol imzalandı. Daha önce üniversiteye kazandırdığı Haşim Gürdamar Kız Öğrenci Yurdu ile öğrencilerin barınma ihtiyaçlarına destek olan Gürdamar, bu kez eşi Esen Gürdamar adına hayata geçirilecek yeni yurt projesiyle İTÜ'ye katkılarını sürdürüyor.
260 öğrenciye güvenli ve konforlu barınma imkânı sunacak
Ayazağa Yerleşkesi’nde yapılacak yeni kız öğrenci yurdu, 260 öğrenciye konaklama imkânı sağlayacak. Öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını desteklemenin yanı sıra kampüs yaşamlarına ve eğitim süreçlerine de katkı sunacak olan yurt, İTÜ’nün güçlü eğitim ekosistemine önemli bir değer katacak.
Kurulduğu günden bu yana üretim gücü, istihdamı ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Türkiye ekonomisine katkı sunan Şenpiliç, eğitim alanındaki destekleriyle de gençlerin gelişimine yönelik projelere önem veriyor. Haşim Gürdamar’ın İTÜ’ye kazandırdığı yeni kız öğrenci yurdu projesi, mezunların üniversiteleriyle kurduğu güçlü bağın ve eğitime verilen değerin önemli bir örneğini oluşturuyor.
Haşim Gürdamar'ın öncülüğünde hayata geçirilen projenin Şenpiliç açısından taşıdığı öneme değinen Şenpiliç Genel Müdürü Aydın Başyurt, İTÜ yeni kız öğrenci yurdu projesiyle ilgili şunları söyledi:
“Öncelikle Şenpiliç ailesine, bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve katkı sunan herkese en içten teşekkürlerimi iletiyorum. Hep birlikte geleceğe değer katacak böylesine anlamlı bir projeye katkı sağlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Eğitimin, gençlerimizin geleceği için en kıymetli yatırım olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerimizin güvenli, konforlu ve çağdaş bir yaşam alanına kavuşmasının hem akademik hem de sosyal gelişimlerine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.
Öğrencilerimize en iyi yaşam alanını sunabilmek için projenin her aşamasında uzun vadeli fayda sağlayacak çözümleri ön planda tuttuk. Bu doğrultuda, öğrencilerimizin yeni yurtlarına daha kısa sürede kavuşmalarını sağlamak amacıyla modüler çelik yapı sistemini tercih ettik. Fabrika ortamında kalite kontrollü olarak üretilen yapı modülleri sayesinde kalite standardı korunurken, planlama, tasarım, üretim ve saha hazırlık süreçlerinin eş zamanlı ilerlemesiyle proje süreleri geleneksel inşaat yöntemlerine kıyasla yüzde 40'a varan oranlarda kısalabiliyor. Hava koşullarından kaynaklanan gecikmeleri ve sahadaki iş gücü ihtiyacını azaltan bu yöntem; daha sürdürülebilir üretim süreçleri, daha az atık oluşumu, daha düşük çevresel etki ve daha güvenli şantiye koşulları sunuyor. Böylece hem kampüs yaşamı üzerindeki etkiler en aza indiriliyor hem de öğrencilerimizin uzun süre devam eden bir şantiye ortamından olumsuz etkilenmesinin önüne geçiliyor. Aynı zamanda bu sistem, dayanıklılığı ve deprem güvenliğiyle öğrencilerimize uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri modern bir yaşam alanı sunuyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi gibi köklü ve ülkemiz için büyük değer taşıyan bir eğitim kurumuna böyle kalıcı bir eser kazandırılmasına destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu projenin, dayanışmanın ve ortak sorumluluk bilincinin güzel bir örneği olduğuna inanıyorum.
Yeni kız öğrenci yurdunun başta öğrencilerimiz olmak üzere tüm İTÜ ailesine hayırlı olmasını diliyor; burada kalacak gençlerimizin başarılı, mutlu ve umut dolu bir üniversite hayatı geçirmelerini temenni ediyorum. Her şey öğrencilerimiz, onların geleceği ve ülkemizin yarınları için.”
