BIST 100
14.061,71 0,92%
DOLAR
43,8366 0,00%
EURO
51,7666 0,17%
GRAM ALTIN
7.328,20 2,02%
FAİZ
36,17 -0,33%
GÜMÜŞ GRAM
122,79 3,02%
BITCOIN
65.784,00 -2,66%
GBP/TRY
59,2989 0,28%
EUR/USD
1,1804 0,17%
BRENT
72,45 0,96%
ÇEYREK ALTIN
11.981,61 2,02%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
10 °
  • ANASAYFA
  • DÜNYA
  • YAPDER’DEN İKLİM KRİZİ İÇİN ORTAK AKIL BULUŞMASI

YAPDER’DEN İKLİM KRİZİ İÇİN ORTAK AKIL BULUŞMASI

1

Küresel ısınma ve iklim krizine karşı iş dünyası ile toplumu bir araya getiren 18. Küresel Isınma Kurultayı, Alko Okulları’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından organize edilen etkinlikte, sadece çevresel felaketler değil, "yeşil ekonomi" ve "sürdürülebilir gelecek" için atılması gereken somut adımlar konuşuldu. Kurultay’da aynı zamanda 8. Yeşil Ekonomi Ödülleri'ne de ev sahipliği yaparak çevre dostu projeleriyle öne çıkan isimleri ödüllendirildi.

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Küresel Isınma Kurultayı Alko Okulları’nda gerçekleştirildi. Bu yıl damedya sponsorluğunda gerçekleşen, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kurultayda, iklim krizinin çok boyutlu etkileri ele alındı.

Türkiye’de gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi öncesinde düzenlenen kurultay, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve toplumsal yönleriyle de tartışılmasına zemin hazırladı. Enerji dönüşümü, yeşil ekonomi, sürdürülebilir kalkınma, karbon ayak izi, şehirlerin iklim dirençliliği ve çevre dostu üretim modelleri, gün boyu süren panellerin ana başlıkları arasında yer aldı.

İKLİM MÜCADELESİ GELECEK NESİLLERE KARŞI SORUMLULUK

YAPDER Başkanı ve Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak, kurultayın açılışında yaptığı konuşmada, Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri olduğu dönemde bu konuyu gündeme getirdiğinde büyük bir dirençle karşılaştığını belirterek o günleri şu sözlerle anlattı: "Biz bu sorunu gündeme ilk taşıdığımızda Gazeteciler Cemiyeti'nin genel sekreteriydim. 'Celal ne işin var iklim değişikliği ile, bizimle ne alakası var?' demişlerdi" diyerek o dönemde karşılaştığı önyargıları dile getirdi.

Ancak bu dirençle sınırlı kalmadıklarını belirterek, Ekonomi Gazetecileri Derneği ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun desteğiyle konuyu bugünkü noktaya getirdiklerini ifade etti. Toprak, yürüttükleri bu çabanın nihai amacını ise "İklim değişikliği konusuna minik de olsa bir katkımız olursa kendimizi bahtiyar hissedeceğiz" sözleriyle paylaştı.

İş dünyasını bu mücadelenin merkezine alan ve yayın hayatında 5’inci yılına ulaşan Türkiye’de İş Dünyası dergisine dikkat çeken Celal Toprak, yayının temel misyonunu şu sözlerle açıkladı: "Dergimizin ilk çıkışında en önemli kriterimizi sürdürülebilirlik olarak belirledik. Böylece yaptığımız haberler, dosya çalışmalarımızla iş dünyasını bu konuda bilgilendirerek seferber olmasını sağlamalıyız diye düşündük.”

Ödül alacak isimlerin jüri tarafından titizlikle seçildiğine vurgu yapan Toprak, "Jüri gerçekten önemli isimleri buldu. Toplantı sonunda bu isimlere ödüllerini takdim edeceğiz. Onları da tanımanızı isterim. İçlerinde çok önemli projeler yapmış isimler var. Onların yaptıklarını burada sizlerle paylaşacağız" diyerek iş dünyasındaki iyi uygulama örneklerinin önemine işaret etti.

"YAŞAYAN OKUL" MOTTOSUYLA EĞİTİM

Alko Okulları Altunizade Koleji Kampüs Müdürü Murat Çeliker, ev sahibi kurum adına gerçekleştirdiği konuşmasında, eğitimin dört duvarın ötesine geçerek hayatın ve doğanın bizzat içinde olması gerektiğine şu sözlerle vurgu yaptı:

“Yaşayan okul mottosuyla eğitimimizi daha değerli hale getirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimizin sadece sınıf içinde bir şeyler öğretmek değil, hayatın içinde de olmalarını sağlamak istiyoruz. Bu motto doğrultusunda da YAPDER'le başladığımız bu çalışmadan çok mutluyuz. Çocuklara en büyük aşıladığımız şey doğa sevgisi ve yaşam. Bugünkü kurultay da zaten onun en büyük mottosu bence. Küresel ısınmayla ilgili umarım geleceğimize önemli imzalar atacağımız bir toplantı olur.”

İSTANBUL’UN GIDA GÜVENLİĞİ

İstanbul Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Murat Levent, kurultaydaki konuşmasında iklim krizinin gıda arz güvenliği üzerindeki doğrudan etkilerine dikkat çekerek, İstanbul özelinde yürütülen stratejik çalışmaları ve teknolojik hamleleri şu sözlerle aktardı:

"İklim değişikliği ve küresel ısınma gıda arz güvenliğini etkilemekte. İstanbul bunun olumsuz etkilerini yaşıyor. Güvenilir gıda arzı bakanlığımızın temel çalışma alanlarından biri olarak öne çıkıyor. İstanbul özelinde 39 ilçede 800'ü aşkın gıda kontrol görevlisi arkadaşımızla gıda üretim, satış, toplu tüketim olmak üzere yaklaşık 135 bin gıda işletmesinde güvenilir gıda arzının temini, güvenilir gıdaya ulaşmamız noktasında emeklerimiz var. 2025 yılında İstanbul'da 230 bini aşkın bir denetim gerçekleştirdik. Türkiye gıda ithalatının yüzde 60'a yakınını, gıda ihracatının da yüzde 30'a yakınını bu süreçle yönetiyoruz.”

YER ALTINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM

Levent kentsel tarımın önemine de vurgu yaparak, “Kağıthane'de paydaşlarla birlikte yapılmış olan bir Ar-Ge merkezimiz var: Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi. Yer altında, -30 metrede yani -8. katta. Dünyada Londra’daki örnekten sonra -30 metre ile ikinci sırada olan bu merkezde, tohumdan fideye, çimlenmeden üretime kapalı bir dikey tarım uygulaması gerçekleştiriyoruz." dedi.

İKLİM KRİZİ İNSANLIĞIN EN BÜYÜK SINAVI

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, kurultaydaki konuşmasında iklim krizinin ulaştığı tehlikeli boyutları ve Türkiye’nin bu süreçteki kritik rolünü vurgularken, sıfır atık yönetimi ve finansmanı konusundaki yapısal sorunlara da dikkat çekerek şöyle konuştu; "İklim krizi bütün açıklığı ve şiddetiyle sürüyor. İnsan faaliyetlerinden doğan küresel ısınmanın sonucu bütün dünyada yaşamakta olduğumuz şiddetli meteorolojik olayların yarattığı hasar ve kayıpların yanında; kuraklık, içecek su ve gıda kıtlığı, okyanusların asitlenmesi, deniz ve okyanus düzeylerinin yükselmesi, bulaşıcı hastalıkların yayılması, biyoçeşitliliğin azalması gibi bazen bizden sonraki kuşakların da yaşamını tehlikeye sokacak tehditlerle karşı karşıyayız. İnsanlığın bu en büyük sınavından başarıyla çıkması; ulusal çıkarların bir kenara bırakılarak bu büyük tehdit karşısında birleşilmesi ve uygulamaların hızla yaşama geçirilmesine bağlıdır. Bu yılki 31. Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı (COP31) ülkemizin ev sahipliğinde yapılacak. 2021 yılında 2053'te karbon nötr olma hedefini açıklayan Türkiye, 2025'te iklim yasasını çıkardı. Sıfır atık, atıkları bir kaynak olarak değerlendirmek demektir; bizim aslında 'atık' değil de artık onları 'değerlendirilebilir' dediğimiz, yani tekrar ekonomide kullanabileceğimiz ham madde olarak görmemiz gerekiyor.”

“İŞ DÜNYASINDA YEŞİL DÖNÜŞÜM ZAMANI”

Kurultay kapsamında gerçekleştirilen “İş Dünyasında Yeşil Dönüşüm Zamanı” başlıklı ilk panelde, sanayinin yeşil dönüşüm süreci ve döngüsel ekonominin iş modellerine entegrasyonu tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Akademisyen Dr. Ada Beyza Toksoy’un moderatörlüğünü üstlendiği oturumda; Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, Çepneli Holding Yönetim Kurulu Başkanı Saadettin Çay ve Ekizoğlu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ekiz konuşmacı olarak yer alarak kendi sektörlerindeki değişim rüzgarlarını ve sürdürülebilirlik vizyonlarını paylaştılar.

“YEŞİL DÖNÜŞÜM CANLI HAYATINA DUYARLILIKLA MÜMKÜN OLUR”

Çepneli Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Çay, paneldeki konuşmasında yeşil dönüşümün kağıt üzerindeki sertifikalardan ibaret görülmesini eleştirerek, bu kavramın özünde "canlı hayatına duyarlılık" olması gerektiğini savundu.

İş dünyasındaki samimiyet eksikliğine ve "mış gibi yapma" kültürüne dikkat çeken Çay, bireysel sorumluluktan dijitalleşmeye uzanan vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Yeşil dönüşüm dediğiniz zaman aslında biz buna 'canlı hayatına duyarlı bir iş dünyası' diyoruz; bu kavram taşların yerine daha iyi oturmasını sağlıyor. Bizim toplum olarak en büyük problemimiz 'mış gibi yapmak'. Mevzuat var, yönetmelik var ama gerçek nerede? Patenti bana ait olan ve denizdeki çöpleri toplayan cihazlar için Bakanlık 'çöp kapar olacak' dedi; ancak bakıyorsunuz marinalar plastik kovayı delip içine koyarak 'yönetmeliğe uydurdum' diyor. İşte bu 'mış gibi' yapmaktır. Biz yöneticiler ve patronlar olarak bu hassasiyeti kendi dünyamızda uygulamıyorsak, hiçbir personelimize uygulattıramayız.

"YEŞİL BİNA YAPMAK TOPLUMA KARŞI SORUMLULUĞUMUZDUR"

Ekizoğlu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ekiz, çevreci dönüşümün ancak eğitimle kalıcı hale gelebileceğini belirterek sektörün geleceğine dair şu ifadeleri kullandı:

"Milli Eğitim'in bu konuyu ilkokuldan itibaren müfredata koyması lazım. Çünkü bizim üreteceğimiz binalar 40-50 yıl hizmet edecek topluma. Bu yeşil binayı yapmak, yeşil sertifikalı olarak üretmek aslında topluma olan sorumluluğumuzdur. Bu işin sorumlusu da maalesef biziz. Belediye ruhsatı veren kuruluş, biz de uygulayan firmayız. Dolayısıyla bu hepimizin ortak sorunu ve birlikte olursak bunu iyi bir noktaya getirebiliriz.”

GERİ DÖNÜŞÜME DEVASA YATIRIM

Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, paneldeki konuşmasında çöpün bir atık değil, ekonomiye kazandırılması gereken değerli bir ham madde olduğunu vurgulayarak, “Biz şimdi o çöpten ayrıştırma yaparken çıkan plastikleri, kartonları, demiri geri dönüşüme veriyoruz. Bu çöpten elektriği üretirken elektriği devlete satıyoruz. Türkiye'de en yüksek karbon ihracatı yapan şirket olduk, ülkemize döviz kazandırmış olduk. Geri dönüşüm konusunda dünyaca bilinçlenme var ama biz henüz o düzeyde değiliz. Çöpe atık diyoruz ama aslında doğada atık diye bir şey yok. Doğa bize şunu öğretiyor: Her şey dönüşür. Çöp aslında yanlış yerde duran bir ham madde.  Şimdi yeni bir yatırıma başlıyoruz; Aliağa'da... Ege Bölgesi'nin çöpten toplayacağımız plastik atıklarını Aliağa'daki bir tesiste piroliz yağı üreterek plastiği orijinal ham maddesine dönüştürecek bir teknoloji. Bunun patentini Amerikalı bir firmadan aldık ve sadece patentine 14 milyon dolar ödedik. Bu projemiz çok büyük bir proje, 300 milyon dolarlık bir proje” dedi.

“COP31 İLE GÜVENLİ GELECEK”

Kurultay’ın ikinci oturumu olan “COP31 İle Güvenli Gelecek” başlıklı panel, Gazeteci Recep Erçin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilirken; oturumda Çevre ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Umay Yılmaz, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ve Enerji Verimliliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Karataş konuşmacı olarak yer aldı.

İKLİM KRİZİNİN EKONOMİK ETKİSİ

Çevre ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Umay Yılmaz, iklim krizinin gıda fiyatları ve su kaynakları üzerindeki baskısını şu sözlerle aktardı:

"Tarımımız bundan çok etkilendi. Bugün İstanbul’da çok pahalıya satın aldığınız ne varsa bunun tek sebebi enflasyon değil. İnanın tek sebebi ekonomik sebepler değil. İklim krizi tarımı zorlaştırdı, maliyetleri artırdı ve bu sebeple de biz bugün sahip olduğumuz şeyleri daha pahalıya satın alıyoruz. Hatta eskiden daha bol bulduğumuz ürünleri o kadar da bol bulamıyoruz artık. Bunun sebeplerinden bir tanesi iklim değişikliği.”

“ATIKLAR KAYNAKTIR”

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, "COP 31 ile Güvenli Gelecek" panelinde yaptığı değerlendirmelerde, sıfır atık kavramının teknik boyutlarına ve finansal sürdürülebilirliğine dikkat çekti. Atığın bir çevre sorunundan ziyade ekonomik bir kaynak olduğunu sözlerle aktardı:

"Sıfır atık Türkiye’den çıkmış bir kavram ve bütün dünyada duyuldu. Bu bakımdan şanslıyız. Bunu tam olarak nasıl uygulayabiliriz, ne yapabiliriz; biraz daha işin içine girmek, teknik olarak bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Sıfır atık olayına kaynak olarak görmek ve döngüsel ekonominin önünü açmak gerekiyor” dedi.

“EN KÂRLI YATIRIM ARACI ENERJİ VERİMLİLİĞİDİR”

Enerji Verimliliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Karataş, "israfı önleme" ve "verimlilik" kavramlarını hem kültürel bir miras hem de devasa bir ekonomik kaldıraç olarak nitelendirdi. Karataş, Türkiye'nin yıllık enerji harcamasından en az 10 milyar dolar tasarruf etme şansının olduğunu vurgularken, verimliliğin gayrimenkul veya değerli madenlerden çok daha hızlı geri dönüş sağlayan bir yatırım aracı olduğunu şu çarpıcı sözlerle ifade etti:

"İsraf bence bizim medeniyetimiz, bizim topraklarımız buna çok uzak değil. Dünyada sürdürülebilirlikle ilgili ilk mesaj 1500 yıl önce Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in aslında söylediği: 'Akan bir suyun kenarında abdest alıyor olsanız bile israf etmeyeceksiniz' sözüdür. Rahmetli dedem 1940’lı yıllarda yerde bir çiviyi bastonuyla almamı istemişti, düzelttirdi ve 'Şu anda nedir, kullanabilir miyiz?' dedi. 'Kullanabiliriz' deyince 'Öyleyse milli servettir' dedi. Biz neden bu kadar tüketim toplumu olduk? Önce israfı önleyeceğiz, yani verimliliğimizi artıracağız. Evinizin sıcaklığını 1 santigrat derece daha düşük ayarladığınızda yüzde 5 daha az doğalgaz harcayacağınızı biliyor musunuz? Ya da televizyonlardaki o 'standby' ışıklarının ömrü boyunca elektriğin yüzde 5'ini harcadığını? Topyekün 'damlaya damlaya göl olur' diyerek bunları fişten çekmek ciddi tasarruf sağlar.”

Ardından Antalya’da yapılacak COP31 için “Büyük Bir fırsat” diyen Karataş, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Biz karbon emisyonunun yüzde 1’inden sorumlusuyuz. Yeşil finansmanın ise yüzde 2’sinde Türkiye olarak üreteceğimiz çözümler, fikirler ve çalışmalarla yer alabilirsek işte o zaman Türkiye’ye bir katma değer üretme şansımız olacak. COP31 Antalya’da, müthiş bir fırsata sahibiz. Bu fırsatı değerlendirmek üzere de bugünden gerekli planlamaların yapılması ve burada ilişkiyi nasıl daha fazla geliştirebilirim diye bakılması gerekiyor.”

  1. YEŞİL EKONOMİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Küresel Isınma Kurultayı’nın en anlamlı anlarından biri olan ödül töreninde, sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk üstlenen isimler ve kurumlar onurlandırıldı. Tören kapsamında; israf çalışmaları ve coğrafi işaretler konusundaki adımlarıyla İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, gıdaya erişimi kolaylaştıran söylemleriyle Gıda Perakenedicileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Yeşil Ofis sertifikası ve "Dünya Saati" desteğiyle Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD)’dan Bilgehan Engin, turizmde doğa duyarlılığını otele yansıtan Mata Boutique Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Kuruoğlu, Biotrend ile alternatif enerji yatırımları yapan Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, yağmur suyu konusunda adım atan Hasan Usta Kebap Sahibi İzzettin Oral ödül alan isimlerden oldu.

  1. YEŞİL EKONOMİ ÖDÜLLERİ’Nİ ALAN İSİMLER
  • İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı- Ahmet Özer
  • Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı- Alp Önder Özpamukçu
  • Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı- Bilgehan Engin
  • Mata Butik Hotel Yönetim Kurulu Üyesi- Cihan Kuruoğlu
  • Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı- Davut Doğan
  • Mahkeme Lokantası Sahibi- Emin Selim Akgül
  • Oğuz Gıda CEO’su- Enes Örer
  • Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı-Gökhan Türkeş Öngel
  • Hasan Usta Kebap Sahibi- İzettin Oral
  • İhlas Matbaacılık ve Ambalaj Genel Müdürü Kadri Yeltekin
  • İMES Yönetim Kurulu Başkanı- Kemal Akar
  • Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı- Mehmet Önder
  • Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı- Mustafa Kürlek
  • ORGE Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı- Nevhan Gündüz
  • Red Colour Yönetim Kurulu Başkanı- Oya Sertdemir Düşmez
  • TGRT Haber Editörü- Özay Erat
  • Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü- Pelin Kıvrıkoğlu
  • Bambum Genel Müdürü- Selman Yar
  • Hasan Usta Kebap Sahibi- İzettin Oral

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?